Aslında hepimiz biriz, biriciğiz. Tıpkı matematiksel işlemlerde "elde var bir" dediğimiz gibi önce "elde var ben" diyebilmeyi öğrenmeliyiz. Çünkü beni bana yar etmek için önce beni keşfetmeli sonra sıfırlar veya daha büyük rakamlar eklemeliyiz sağına. Fakat ille de sağına. Çünkü sola eklenen sıfır ya da diğer rakamların ne anlamı olabilir ki; eğer ortada izzetle duran bir ben yoksa. Sonra hedef belirlemeli ki, aslında genetik kodlarımız o hedefe kitlenmiş durumda. o şifreyi çözmeli, şifre bu, zor, çözemem dememek için bir rehberden yardım almalıyız.
Biriciksiniz bu dünya'da, parmak ucunuza bakın. sadece siz değil, geçirdiğiniz an da biricik. öyleyse anı, anında yaşayın. geçmiş, adı üstünde sanki bir masal, mişli geçmiş zaman. gelecek ise -cek -caklarla kurulu, henüz bir sis perdesinin ardında sanal alan.
Elmalılı 17:50 - De ki: "İster taş olun, ister demir..."
Elmalılı 17:51 - "İsterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (Muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.) "Onlar: "Bizi kim tekrar diriltecek?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu." diyecekler. De ki: "Yakın olması gerekir!".
Elmalılı 17:52 - (Allah) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde pek az bir müddet kaldınız.
(İSRA Suresi/50-52. ayetler)