Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’nda ölümün soğuk yüzünü değil, ardından kalan sıcak sessizliği anlatıyor. Her hikâye bir kaybı değil, bir izi taşıyor. Gidenler, onun kaleminde yok olmuyor; birinin kalbinde, bir cümlenin içinde, bir anının köşesinde yaşamaya devam ediyor.
Yazarın dili sade, ama yumuşak bir teselli gibi. Sanki elini omzuna koyup “bak, herkes bir gün gider ama kimse tam anlamıyla kaybolmaz” diyor. Her satırda insanın kendi geçmişiyle, unuttuğu sevdikleriyle yüzleştiği o tanıdık sızı var.
Kitap bittiğinde bir sessizlik çöküyor içe; hüzün değil, daha çok bir fark ediş. Çünkü Şermin Yaşar bize, gitmekle bitmeyen hikâyelerin de var olduğunu hatırlatıyor. Harika hikayelerden oluşan bu kitabı ben çok beğendim . Umarım sizde en yakın zamanda okuyup seversiniz.