MariaPuderr

MariaPuderr
@MrsMariaPuder
Hepimiz lağım çukurundayız ama bazılarımız yıldızlara bakıyor
İskenderun, 10 Mart 1995
52 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
ZİHİNSEL HAPİS : ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK
Öğrenilmiş çaresizlik : Bu psikolojik kavram , bir kişinin defalarca başarısızlık deneyimi yaşadıktan sonra , çaba göstermenin anlamı olmadığını düşünmesi ve sonunda çaresizliği kabul etmesidir. Psikolog Martin Seligman, 1960’larda yaptığı deneylerle öğrenilmiş çaresizlik kavramını ortaya koymuştur. Bir grup köpek , kaçamayacakları bir kafeste elektrik şoklarına maruz bırakılmıştı. Şoklardan kaçmak için bir yol bulamadığında , köpekler sonunda ne yapmaları gerektiği konusunda hiçbir çaba göstermemeye başladılar.Bir sonraki deneylerde , kafesin kapısı açık bırakılmıştır. Köpekler kaçabilecekken hareketsiz kalmayı sürdürmüşler , yani çaresizliği kabul etmişlerdir.İnsanlar içinde durum çok farklı değildir. Eğitim , iş hayatı ve sosyal ilişkilerde karşılaşılan engeller ,bir noktadan sonra bireyi çaresizlik duygusuna sürükleyebilir.Başarısızlıkların birikmesi, insanın motivasyonunu kırabilir ve sonunda, yapılan her şeyin boşuna olduğu hissine kapılabilir.Öğrenilmiş çaresizliğin etkileri, yalnızca bireylerin ruhsal durumlarını değil, genel yaşam kalitelerini de olumsuz şekilde etkiler. Bu psikolojik durum depresyon , kaygı bozuklukları gibi sorunların kapısını aralar.Kişi, geçmişte yaşadığı hayal kırıklıklarından dolayı, herhangi bir yeniliğe cesaret edemez. Küçük başarısızlıkları bile gözünde büyütebilir.Ancak bir son değildir. Kendimizi çaresiz hissettiğimiz anlar, aslında büyüme fırsatlarıdır. Bu farkındalıkla birlikte, başarısızlıkları birer ders olarak görmek, ilerlememizi sağlar . Yeniden başlama cesaretini bulmak, küçük hedeflerle başlayarak başarılarımızı yükseltmek bizi ileriye götürecek ve bu psikolojiden kurtaracaktır. Hayat, bazen inişli çıkışlı bir yolculuktur. Öğrenilmiş çaresizlik, bu yolculukta bizi duraklatan bir engel olabilir. Ancak önemli olan kendimize
Duygu ve Düşünce
Reklam
https://www.facebook.com/share/p/15gM9uLnFe/?mibextid=wwXIfr
Her hafta cumartesi Alfa Anadolu TV Facebook hesabından yayınlanan yazılarımı okuyup beğenirseniz çok sevinirim şimdiden teşekkürler 🙏🏻. facebook.com/share/p/15gM9uL...
Duygu ve Düşünce
Hayatımın ben makamındayım. Kimsenin neşesinde gözüm yok. Elimdeki hüzne imrenmesinler yeter. Yegane meselem kendimle iyi geçinmek. Sonrası sonra.
Hayata Dair
Naçizane kalemimden dökülenler
YALNIZLAŞAN İNSAN Yalnızlık çağımızın hastalıklarından biri . Gün geçtikçe yayılıyor. Geliştikçe yalnızlaşıyor, tüketirken tükeniyoruz toplum olarak . Ve sonunda koca bir tükenmişliğin içinde buluyoruz kendimizi. Kırk yıllık hatırlar, dostluklar, samimiyetler , kırk yıl öncesinde kaldı. Buna sebep olan birçok şey var tabii ki çağımızda . Teknoloji , felaketler güvensizlik , ekonomik yetersizlik bizi biraz yalnız olmaya itiyor . Ama biz mücadele etmiyor , kolayı seçiyoruz. Rahatsız hissettiğimiz anda kendimizi toplumdan soyutluyor , insanlardan uzaklaşıyoruz. Yapmamız gereken herkesi mutlu etmeye çalışmak değil aslında sadece karşımızdakini anlamaya çalışmak. Biz biraz da bunu göze alamıyoruz. Peki bu yalnızlıktan uzaklaşmak için ne yapmalıyız ? Yaşamayı sevmeliyiz. Tüketmek yerine üretmeliyiz . Kötü yerine biraz da iyiyi görmeliyiz. Bardağın biraz da dolu tarafından baksak aslında sıyrılırız yalnızlığımızdan. İşte o zaman dünya daha da yaşanabilir bir hale gelir belki
1000Kitap
"Bir keresinde, roman karakterlerinin hepsi biraz uyumsuz kimselerdir, o yüzden yaşamın icinden, sıradan insanlari temsil ederler demistin ya. Hepimiz uyumsuz olduğumuz için birbirimize çarpınca incinip incitiyoruz iste. Bu senin de sıradan bir insan olduğun anlamına geliyor. Hepimiz öyleyiz. Yaralayarak yaşıyoruz."
Sayfa 79 - Athica yayınları·Kitabı okudu
Alıntı