Spatium Veneficus

Spatium Veneficus
Birgün burası, ölü birinin zihninin yaşamaya devam ettiği bir yer olacak. vs.co/hu51gr6l
8/10
·70 syf.·
2025 3. kitabı
Bir erkek bir kadınla evlenmeye karar verdiğinde neden kadının da buna dünden razı olduğunu düşünüyor? Niçin insanlar kadınların bu hayattaki tek gayesinin “evlilik” eylemini gerçekleştirmek olduğunu zannediyor? Evlenmek ya da EV’lenmek bir kadını bekar kadınlardan üstün hale mi getiriyor? Biz neden hala bu yüzyılda bu soruyu soruyoruz? Hiç düşündünüz mü neden erkekler şaşalı, gösterişli ve tüm (aslında kendilerine ait küçücük) dünyaya duyururcasına evlilik teklifleri yapıyor? Ya da bazı kadınlar neden böyle evlilik tekliflerine gıpta ile bakıyor? Peki ya erkekler neden evlilik teklifleri karşısında sanki karşısındaki kadına dünyayı sunmuş, cennetten arsa satmış, onu sanki yarı-insanlıktan tam-insana taşıyacak bir lütufta bulunmuş gibi hissediyor? Neden? Neden? Biz kadınlar, tek gayemiz evlenmek mi yani? Hiç başka hayalimiz amacımız ya da dümdüz yaşama isteğimiz yok mu bizim? Bir kadının bir evlilik teklifini reddetmesi hayatının hatası mı yani? Kitapta tabii ki özellikle evlilik teklifinin reddi üzerinde durulmuyor yanlış anlaşılma olmasın lakin, değinmek istediğim çok çok mühim bir nokta var: Salome bu yüzyılda bile niçin Nietzsche’nin ve Freud’un evlilik tekliflerini reddeden kadın olarak anılıyor? Neden yazdıklarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla anılmıyor? Bir kadını yücelten tek nokta erkekler tarafından beğenilmek ve beğenilmesine rağmen onları reddebilecek güce sahip olmak mı? Salome’nin Feniçka’sından anladığım kadarıyla, insanların bu yüzyılda kendisinin böyle andığını görse aklını kaçırırdı.19. yüzyılda feminist bir duruş sergilemeye çalışan kadın bir yazarsın ve (kesin olmasa da) dünyadaki ilk kadın psikanalistsin, 21. yüzyılda bile hala senden bahsedilirken kurulan ilk cümle Nietzsche ve Freud’u reddeden kadın oluyor. Ne büyük hakaret… Ne büyük utanç… Lakin
Alıntı
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Rana isimli okura yanıt verildi
Spatium Veneficus
🩵
Reklam
8/10
·70 syf.·
2025 3. kitabı
Bir erkek bir kadınla evlenmeye karar verdiğinde neden kadının da buna dünden razı olduğunu düşünüyor? Niçin insanlar kadınların bu hayattaki tek gayesinin “evlilik” eylemini gerçekleştirmek olduğunu zannediyor? Evlenmek ya da EV’lenmek bir kadını bekar kadınlardan üstün hale mi getiriyor? Biz neden hala bu yüzyılda bu soruyu soruyoruz? Hiç düşündünüz mü neden erkekler şaşalı, gösterişli ve tüm (aslında kendilerine ait küçücük) dünyaya duyururcasına evlilik teklifleri yapıyor? Ya da bazı kadınlar neden böyle evlilik tekliflerine gıpta ile bakıyor? Peki ya erkekler neden evlilik teklifleri karşısında sanki karşısındaki kadına dünyayı sunmuş, cennetten arsa satmış, onu sanki yarı-insanlıktan tam-insana taşıyacak bir lütufta bulunmuş gibi hissediyor? Neden? Neden? Biz kadınlar, tek gayemiz evlenmek mi yani? Hiç başka hayalimiz amacımız ya da dümdüz yaşama isteğimiz yok mu bizim? Bir kadının bir evlilik teklifini reddetmesi hayatının hatası mı yani? Kitapta tabii ki özellikle evlilik teklifinin reddi üzerinde durulmuyor yanlış anlaşılma olmasın lakin, değinmek istediğim çok çok mühim bir nokta var: Salome bu yüzyılda bile niçin Nietzsche’nin ve Freud’un evlilik tekliflerini reddeden kadın olarak anılıyor? Neden yazdıklarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla anılmıyor? Bir kadını yücelten tek nokta erkekler tarafından beğenilmek ve beğenilmesine rağmen onları reddebilecek güce sahip olmak mı? Salome’nin Feniçka’sından anladığım kadarıyla, insanların bu yüzyılda kendisinin böyle andığını görse aklını kaçırırdı.19. yüzyılda feminist bir duruş sergilemeye çalışan kadın bir yazarsın ve (kesin olmasa da) dünyadaki ilk kadın psikanalistsin, 21. yüzyılda bile hala senden bahsedilirken kurulan ilk cümle Nietzsche ve Freud’u reddeden kadın oluyor. Ne büyük hakaret… Ne büyük utanç… Lakin
Alıntı
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Spatium Veneficus
Karşındaki insan eşin olsun istiyorsan bu ikiniz için de çok mühim bir karar olacaktır. Düzgünce neden eşin olmasını istediğini ona açıklarsın, sonra da ona teklifini sunarsın, belki kabul eder belki de senin gibi düşünmediği ya da sadece istemediği için reddeder. Kimse kimsenin evlilik teklifini hazır olda beklemiyor ki arkadaş.
8/10
·70 syf.·
2025 3. kitabı
Bir erkek bir kadınla evlenmeye karar verdiğinde neden kadının da buna dünden razı olduğunu düşünüyor? Niçin insanlar kadınların bu hayattaki tek gayesinin “evlilik” eylemini gerçekleştirmek olduğunu zannediyor? Evlenmek ya da EV’lenmek bir kadını bekar kadınlardan üstün hale mi getiriyor? Biz neden hala bu yüzyılda bu soruyu soruyoruz? Hiç düşündünüz mü neden erkekler şaşalı, gösterişli ve tüm (aslında kendilerine ait küçücük) dünyaya duyururcasına evlilik teklifleri yapıyor? Ya da bazı kadınlar neden böyle evlilik tekliflerine gıpta ile bakıyor? Peki ya erkekler neden evlilik teklifleri karşısında sanki karşısındaki kadına dünyayı sunmuş, cennetten arsa satmış, onu sanki yarı-insanlıktan tam-insana taşıyacak bir lütufta bulunmuş gibi hissediyor? Neden? Neden? Biz kadınlar, tek gayemiz evlenmek mi yani? Hiç başka hayalimiz amacımız ya da dümdüz yaşama isteğimiz yok mu bizim? Bir kadının bir evlilik teklifini reddetmesi hayatının hatası mı yani? Kitapta tabii ki özellikle evlilik teklifinin reddi üzerinde durulmuyor yanlış anlaşılma olmasın lakin, değinmek istediğim çok çok mühim bir nokta var: Salome bu yüzyılda bile niçin Nietzsche’nin ve Freud’un evlilik tekliflerini reddeden kadın olarak anılıyor? Neden yazdıklarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla anılmıyor? Bir kadını yücelten tek nokta erkekler tarafından beğenilmek ve beğenilmesine rağmen onları reddebilecek güce sahip olmak mı? Salome’nin Feniçka’sından anladığım kadarıyla, insanların bu yüzyılda kendisinin böyle andığını görse aklını kaçırırdı.19. yüzyılda feminist bir duruş sergilemeye çalışan kadın bir yazarsın ve (kesin olmasa da) dünyadaki ilk kadın psikanalistsin, 21. yüzyılda bile hala senden bahsedilirken kurulan ilk cümle Nietzsche ve Freud’u reddeden kadın oluyor. Ne büyük hakaret… Ne büyük utanç… Lakin
Alıntı
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Spatium Veneficus
En çok korktuğum şey de kalabalıkta, hiçbir şey konuşulmadan duyuru yapar gibi lütfedercesine benimle evlenir misin sözcüklerini duymak galiba. Neden bu eylemi gerçekleştirme kararı böyle saçma bir şekilde alınıyor hala?
Bir kadının, kendinden başka bir şeye dönüşmesi için bu ötekilikten ayrılması için onu beslemek ve onun için sütle bal olmak için dokuz ayı vardır. Bundan mahrum olmak, bir nevi ölümdür. Sevdiği adamın çocuğunu doğurmak, aşkı tamamına erdirmek her türlü fikri uyumdan çok daha büyüktür.
Kırmızı kedi
Alıntı
Spatium Veneficus
Kaygan zeminler üzerinde feminizm