Herkesin bir favori mevsimi vardır. Benimki sonbahar. Her şeyiyle seviyorum sonbaharı. Sebzelerini, meyvelerini, ağaçtan düşen o turuncu sarı yapraklarını, yağmuru, ıslak toprak kokusunu, acaba hırka alsam mı almasam üşür müyüm diye düşünmeyi, ara ara giyilen ara ara çıkarılan o hırkayı elimde tutmayı, şemsiyeleri,
sıcak bir kahve eşliğinde camın ardından yağmuru izlemeyi… Sonbahar bana hem huzuru hem de hafif bir hüzünü aynı anda hissettiriyor. Belki de bu yüzden seviyorum; çünkü hayat gibi, içinde hem mutluluk var hem de biraz burukluk.
Çocukluğumda okuldan dönerken yol kenarında hışırdayan yaprakların içinde yürümek en büyük eğlencemdi. Her adımda çıkan o çıtırtı hâlâ kulaklarımda. Şimdi de sonbahar geldiğinde uzun yürüyüşlere çıkmayı, ayaklarımın altında yaprakların çıkardığı o sesleri dinlemeyi seviyorum. Sanki her yaprak düşüşü, bana yeni başlangıçları fısıldıyor. 🍂
Ve ben her sonbaharda, rüzgârın fısıldadığı sırlarla yeniden âşık oluyorum hayata.
-Nisa ŞEN