Simon Strode de şu an kurt avına çıkmıştı. Ama bu canavar gri postu ve keskin dişleri olan bir hayvan değildi. Bu canavar bir insandı. Bu da onu çok daha tehlikeli bir hale sokuyordu. 
“ bana göre çoğu insan bir muamma. Sık sık etrafındaki herkesin maske taktığını düşünüyorum. İnsan ruhu hakkında daha çok şey bilirsem o zaman belki bu maskelerin arkasında nelerin gizlendiğidini de anlarım.” Simon’a elinde parlattığı taşı gösterdi, ay ışığında parlıyordu. “ üstündeki tabakayı kaldırınca altında gizlenen gerçek şekli ortaya çıkıyor,” dedi. “O zaman anlaması daha kolay oluyor. Hepimizin bir çok yönü vardır. Bunlardan biri de dürtüler. Şu Freud denen adam buna “id” diyor. Bunun illaki kötü olması gerekmiyor ama bunun üzerinde hakimiyet kurmak önemli. Tıpkı masaldaki kötü kurt gibi. Aklını ve duygularını dinleyip kurdun tehlikeli olabileceğini bilirsen sana bir şey yapamaz. Ama onu serbest bırakırsan yanarsın. Sonra seni yer. Bazen kısacık bir an yeter. Hatanı anlamazsan durum daha da fena olur.”
Leningradlı biyolog Boris Tokin 1956’da fitonsidleri şöyle açıklamış: eğer tek hücreli hayvan barındıran bir damla suya, bir tutam ezilmiş ladin ya da çam iğnesi serperseniz, tek hücreli hayvan saniyeden kısa bir süre içinde ölür. Aynı makalede Tokin, iğnelerin salgıladığı fitonsidler sayesinde, genç çam ormanlarındaki havanın neredeyse mikropsuz olduğunu yazar. O halde esas itibari ile, ağaçlar çevrelerini dezenfekte ediyor.

İklim değişikliğine karşı savaşta, ormanları bir silah olarak kullanmak istiyorsak, tıpkı büyük doğa koruma gruplarının bizden istediği gibi, ağaçların büyümelerine izin vermeliyiz. 
Toprak, biz insanlar için, sudan hem gerçek hem de mecazi anlamıyla daha az şeffaftır. Okyanus zemini hakkında ayın yüzeyinden daha az şey bildiğimiz doğru iken, topraktaki yaşam hakkında daha bile az şeyi bilmekteyiz. Elbette haklarında okuyabileceğimiz bol miktarda canlı ve keşfedilmiş bir sürü gerçek vardır. Ancak ayaklarımızın altında yaşanan karmaşık hayat hakkındaki gerçeklerin yalnızca ufak bir kısmını biliyoruz. Bir ormanın biyokütlesinin neredeyse yarısı, bu aşağı katta gizlidir. Burada koşuşturan yaşam formlarının çoğu çıplak gözle görülemez. Onlarla söz gelimi kurtlar, kara Ağaçkakanlar veya ateş semenderleri kadar ilgilenmememizin sebebi de muhtemelen budur.