Bu tarz kaç kitap okudum bilmiyorum; üç belki dört (?) ancak bu kesinlikle en iyisi. Bebeğim neredeyse bir yaşına geliyor ve ben hâlâ ara ara bu kitabı açar bakarım. Kesinlikle çok güzel bir rehber
Wulf Dorn’un Karabasan kitabını bitirdiğimde içimde garip bir huzursuzluk kaldı. Sanki kitap bitmedi de zihnimin bir köşesinde yaşamaya devam ediyor gibi… Gerilim türünü seviyorum ama bu kitap klasik korkudan biraz daha farklıydı; daha çok insanın iç dünyasına dokunan, psikolojik bir tedirginlik yaratıyor.
Hikâye, bir psikiyatri kliniğinde geçiyor ve daha ilk sayfalardan itibaren okuyucuyu içine çeken karanlık bir atmosfer kuruyor. Yazarın dili akıcı, olay örgüsü ise merak duygusunu sürekli canlı tutacak şekilde ilerliyor. “Bir bölüm daha okuyayım” derken kendimi kitabın sonuna gelmiş buldum.
Karakterler oldukça gerçekçi yazılmış. Özellikle ana karakterin yaşadığı ikilemler ve korkular çok inandırıcıydı. Okurken zaman zaman “ben olsam ne yapardım?” diye düşünmeden edemedim. Bu da kitabın etkisini artırıyor.
Ancak bazı yerlerde tahmin edilebilirlik hissi oluştuğunu da söylemeden geçemem. Yine de bu durum, kitabın genel gerilimini ve akıcılığını çok fazla zedelemiyor.
Genel olarak Karabasan, psikolojik gerilim sevenler için kesinlikle önerilebilecek bir kitap. Korkudan çok zihinsel bir gerilim arayanların özellikle seveceğini düşünüyorum. Okuduktan sonra bir süre karanlıkta düşüncelere dalmanız oldukça muhtemel…