Koridor Yayıncılığın 15.yıla özel düzenlediği bez kitaplardan oluşan seriden aldığım ve Stefan Zweig ile ilk tanıştığım kitap olur kendisi.
İçinde iki ayrı hikaye olduğunu biliyordum fakat kitabın ismini almış olduğu Ay Işığı Sokağı adlı hikâyenin tam betimlemelerle hikaye oturmuş, giriş bitmiş, gelişme kısmına giriyordu ki (konusunun ne oluğunu anlayamadan) bir anda hikaye bitiverdi. Yarım kalmış hissettim ve bu hiç hoşuma gitmedi. ( Farklı yayınevlerinde kitaptaki hikayelerin de farklı olduğunu gördüm.)
Alacakaranlıkta Bir Hikaye, ilk aşk konusuyla tam tadında, kıvamında anlatım ve betimlerle güzel bir sonuca bağlandığı için mutlu oldum.
Başta betimlemelerden çıkamaz hale gelsem de sayfalar ilerledikçe betimlemeleri; yaz meltemleri gibi tatlı bir şiddette ve rahatlatıcı bir etkiye sahip olmaya başladı. Sindire sindire hoş bir şekilde vedalaştık kendisiyle.
Diğer kitaplarıyla devam ...