Hangi yol daha izdiraplıydı? Bir ömür yitirmeye değer miydi? Ahlak kavramı kime göre iyiydi? Hayatta bencil de olmak gerekmez miydi? Yolunda gitmeyeni yol yakınken bitirmek toplumsal normlara her zaman ayak uydurur mu? Bir kadını anlamadan, sevmeden, kalbini okşamadan bir ömür size ait olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz demektir. Fiziken yanınızda olsa da ruh bağlılığı ebediyete kendini kapatır. Etik olup olmadığı tartışılan bu kitap o şartlarda siz olsanız ne yapardınız sorusunu sorduruyor adeta. Sevin. Bir kadını içtenlikle sadece sevin. Ne kadar güller açıp size güller serdiğini o zaman göreceksiniz.
!Şimdi yazacaklarım spoiler içerir!
İlk 100 sayfası kitaba dalana kadar biraz zor geçti doğrusu ama sonrasında öyle hızlı aktı ki kitap inanamadım. Çok güzel tespitleri vardı kitabın. Çaresizliği iliklere kadar işleten bir kitaptı. Kitabın olay örgüsüne o kadar kaptırıp ben de ızdırap çektim ki öyle alıyor içine resmen. Mutlu sonla bitmedi ne yazık ki. Mutlu sonla bitmeli miydi onu da yaşamayan bilemez. Ama Henriette aşkından kül olsa da belli etmemişti. Felix’in ufak da olsa bir umudu olsaydı her saniye sarıp sarmalardı Henriette’sini. Hayata devam etmek zorundaydı. Devam ettiği hayat ise bitirmişti her şeyi. Ah Kont bu güzel kadını nasıl sevmeyi bilemedin, soldurdun hayatını diye o kadar çok kızdım ki. Oysa Türk toplumunda bu hikayenin çokluğu o kadar da az değil. Yanınızdakinin kıymetini bilin. Uzunca bir süre etkisinden çıkamayacağım bu kitabın okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum.