Murat DEMİRTAŞ

4.cilt
اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلاً صَالِحاً فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً ﴿٧٠﴾ وَمَنْ تَابَ وَعَمِلَ صَالِحاً فَاِنَّهُ يَتُوبُ اِلَى اللّٰهِ مَتَاباً ﴿٧١﴾ Meal (Kur'an Yolu) ﴾70﴿ Ancak tövbe edip inanarak erdemli işler yapanın durumu başkadır; Allah böylelerinin kötü hallerini iyiye çevirecektir. Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. ﴾71﴿ Evet, kim tövbe edip erdemli davranırsa bu durumda gerektiği şekilde Allah’a yönelmiş olur. Tefsir (Kur'an Yolu) Tövbe (tevbe), kulun bir vicdan muhasebesi neticesinde duyduğu pişmanlığın ardından inkâr ve isyandan, her türlü kötülükten gönüllü bir vazgeçişi ve ona bir daha dönmeme kararlılığını ifade eder. Kur’an birçok âyette, bu şekildeki bir dönüşü son derece değerli bulur; –işlenen kötülükten dolayı pişmanlık duyup sağlam bir iradeyle vazgeçmeye karar verilmesi, ilgili kötülüğün tamamen terkedilmesi ve ona bir daha asla dönülmemesi şartıyla– inkâr, şirk gibi en büyük günahlar da dahil olmak üzere bütün bâtıl inanç, düşünce, kötü duygu ve davranışlar için yapılan tövbelerin makbul ve bunun, tövbe yapanın o günahtan dolayı günahlarını affettirmeye yeterli olduğunu bildirir. Burada da ifade buyurulduğu üzere, inkârdan dönüş iman etmekle, kötü amellerden dönüş ise bunların yerine iyi ve erdemli işler yapmakla olur. Ancak bütün bunlar psikolojik bir motife dayanması halinde mümkün olduğu için Hz. Peygamber, “Tövbe, günahtan dolayı pişmanlık duyup af dilemektir” buyurmuştur (Müsned, VI, 264; İbn Mâce, “Zühd”, 30). 70. âyette Allah Teâlâ’nın, bu şekilde tövbe eden birinin günahlarını (seyyiât) iyiliğe (hasenât) dönüştüreceği ifade buyurulmuştur. Tefsirlerde âyetin bu son ifadesi genellikle üç şekilde yorumlanmıştır: a) Allah, onların tövbe etmezden önce
Sayfa 159·Kitabı okuyor
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği şu hadisten daha iyi anlıyoruz. Efendimiz buyurdular ki: “ Bize kim bir iyilik yapmışsa Ebû Bekir dışında mutlaka biz onun karşılığını vermişizdir. Onun bize çok iyiliği dokunmuştur. Onun mükâfatını kıyamet gününde Allah verecektir. Çünkü Ebû Bekir’in malının bana verdiği fayda kadar hiç kimsenin malı bana fayda vermemiştir. Eğer insanlar arasında kendime bir dost edinseydim mutlaka Ebû Bekir’i edinirdim. Zira o, Allah’ın dostudur.”
Sayfa 123·Kitabı okudu
Din
“Allah’ım! Velid bin Velid’i, Seleme bin Hişam’ı, ‘İyaş bin Ebî Rebî‘i ve mü’minlerden zayıf olanları kurtar. Allahım! Mudar kabilesine baskını artır! Onlara Yûsuf zamanındaki kıtlık gibi kıtlık ver!” Amin.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Din
Hz. Osman Mekke’ye doğru yola çıktığında bazı sahabîler: “Ne mutlu Osman’a, bizden önce Kâbe’yi görecek!” dediler. Efendimiz (sas) bu sözü duyunca: “Eğer Osman benim tanıdığım Osman ise ben Kâbe’yi görmeden, o asla görmeyecektir.” diyecekti.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Din
Efendimiz bir gün Rabbine şöyle yakaracaktı: “Allah’ım! Ashabımı bana bırakma, ben onlara gereği gibi bakmaktan aciz kalırım. Onları kendilerine de bırakma, onlar kendilerine bakmaktan aciz kalırlar. Onları başkalarının eline de bırakma, çünkü başkaları onların kıymetini tam anlamı ile kavrayamaz, kendilerini onlara tercih ederler de onlara haksızlık yaparlar.”
Sayfa 115·Kitabı okudu
Din