Tamamlanmamış görevlerin, yasların, "konuşulmamış" ve dolayısıyla zamanında üzerine düşünülmemiş, çalışılmamış çeşitli kayıpların olduğu ve travmanın; kıyıya vuran dalga gibi veya suya atılan bir taş gibi işlev gördüğü, giderek daha uzaklara gittiği ve birçok kuşağa ulaştığı varsayımıyla yola çıkıyoruz.