Azelya romanını baştan sona okudum. Bir daha yoluma çıkma, yolun açık olsun. Ben bunu ilk kez yürekten söyledim ve ben bunu ilk kez yürekten söyleyince, yolun açık olsun bir dua niteliği kazandı. Kalbim barıştı seninle, böylece herkes ettiğini bulur. Ben de, sen de.. Bu hep böyle…
Anne Frank öncelikle belirtmeliyim günlüğünü çok kıskandım, bazı cümlelerini defalarca kez okudum altını çizdim ve şimdi başucu kitabım.
Her bir satırı çok samimi çok gerçek, 14 yaşında olmasına rağmen düşünceleri, gözlemleri ve kendini ifade ediş biçimi bir çok yetişkinden daha olgun.
Kitabı okurken ufacık bir çocuğun günlüğü olduğunu yer yer unuttum.
Korkularını, umutlarını, insanlara dair düşüncelerini ve yaşadığı sıkışmışlığı öyle içten anlatıyor ki…
Bu yüzden kitap benim için sadece savaş yıllarını anlatan bir günlük değil; büyümeye çalışan genç bir kızın iç dünyasını anlatan çok güçlü bir kitaptır.
Kitap bittiğinde beni mahveden bir detay da içerisindeki Otto Frank’a ait tüm ailesini kaybettikten sonra 2 sene yaşadığı o boş evdeki ruhsuz çekilen fotoğrafı :(
Arka ev…
1944
Sonuçta kalbimin kötü yanını dışa, iyi yanını içe çeviriyorum sürekli.
Olmak istediğim kişiye, nasıl dönüşebilirim? sorusuna yanıt arıyorum.
Dostun, Anne M. Frank