İnsan hiç olmazsa hayatında bir defa, hiç kimseye benzemeyen, hayatı boyunca hatırlayabileceği, içinde bambaşka duygular uyandıran biriyle karşılaşabilir.
Yüzünden hiçbir ifade okunmuyordu. Sanki o koca vücutta hiç ruh yoktu. Olsa bile bu içinde değil, ölümsüz iskelet masalındaki gibi dağların arkasına hapsedilmişti. Ruhunu öylesine kalın bir kabuk sarmıştı ki içeride olup biten şeyler hiçbir zaman dışarı vurmuyordu sanki.