‘Yarım bıraktığı kadar yarım kalırdı insan… Kırdığı kadar kırılır, parçalara ayırdığı yerden tuzla buz olurdu. Böyle öğretmişlerdi bize, böyle tecrübe etmiştim bilhassa. Yarım kalmıştım, defalarca kırılmış, tuzla buz olmuştum. Yaşattığımı yaşıyordum vesselam…’
‘Bizim gibi, ebeveynlerinin sorumsuzluğu yüzünden yetimhaneye terk edilmiş çocukların en büyük ihtiyacı, hayatında sorumluluk sahibi birinin olmasıydı. Birinin elimizden tutması, düşmesek bile bizi kaldıracağının güvenini kalbimize aşılamasıydı.’