Mustafa dönmezer

Mustafa dönmezer
@Mstf1993
‘‘Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir’’
Diş hekimi
Yükseklisans ve doktora
Diyarbakır
İskenderun
40 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
Puan vermedi·232 syf.··
2022 87. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2022 23:08
Bir başyapıt olmasa da çok önemli bir roman. Bu nazist distopya temelli eserde kadınlardan savaşa, dinden faşizme, siyasetten demokrasiye ve isyana her şeye değinebilmesi çok önemli. Her ne kadar kurgusunda özellikte sonlanmasında hayal kırıklığına uğrasam da kitabın önemini azaltmıyor bu. Kısacası bilimkurgu distopyasında Zamyatin’den Biz neyse Nazist distopya eserlerinde Swastika Geceleri o. Ayrıca çok net bir biçimde 1984 romanına ilham kaynağı olduğu da ortada.
Swastika GeceleriKatharine Burdekin · Encore Yayınları · 2014873 okunma
Reklam
9/10
·309 syf.··
2021 98. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2021 01:32
Çok sevdim. Konunun işlenişi, akılı ve anlatımı mükemmeldi. Ama bunlar için sevmedim. Asıl sevme nedenim samimiyet. Asıl sevme nedenim cesaret. Asıl sevme nedenim duyguları bütün çıplaklığıyla, aptal romantizmden uzak, buz gibi keskin cümlelerle anlatması. Hatayı yapan zaten suçlu, ama gören ve görmezlikten gelen daha büyük suçlu demesi. Amasız düşünceleri her şeye rağmen yanlış olsa bile tercih etmesi. Asıl suçu işleyene değil işlendiğini bilip kanıt isteyende görmesi. Suça inanmayana değil, inanıp olsun diyeni eleştirebilmesi. Konunun mirasla, yazlıklarla veya parayla ilgisi yok. Maskenin altında saklananlarla ilgisi var. Hata zaten yapılmış ama bunu göremeyen dürüst olmayan insanlarla ilgisi var kitabın. Daha önce bunun gibi acemi incelemelerimde de yazmıştım. Ben manifesto, romantizm, ders sevmiyorum kitaplarda. Tek istediğim gerçekliğin, duyguların tüm çıplaklığıyla önüme getirilmesi. Onun için bu kitap manifestocularla, güzel cümle arayıp paylaşanların kitabı değil. Bu kitap bir duyguyu, bir travmayı ve suçu tüm çıplaklığıyla ve insana aitliğiyle gösteren bir kitap. Lütfen okuyun, paylaşın ve anlatın. Çünkü ben öyle yapacağım.
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,5bin okunma
9/10
·511 syf.··
Beğendi
·
2021 95. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2021 00:01
İnceleme yapabilecek kadar edebiyat yetkini bir insan olmasam da bu kitap hakkımda birkaç cümleyle düşüncelerimi açıklamak istedim. Öncelikle kitabın dili, anlatımı yani edebi değeri tartışılmayacak kadar iyi ve oldukça akıcı. Ama bence böyle büyük eserler alt metinlerinde ne sakladığıyla bir başyapıt olabilir. Yazar bize 4 nesil üzerinden özgürlüğü anlatıyor aslında. İnsan inandığı her şeyi, sorumluluklarını üzerine aldığı zaman özgürdür diyor. Bjartur bir dağ macerasına çıktığında karısı evde doğum sırasında ölmesine rağmen pişmanlık duyması mesela, ya da sola kendini hasta ihtiyar bir ayyaşa verirken pişman olmadı. Şimdiye kadar okuduğum en güzel özgürlük tanımı buydu zaten kitaba aşık olmamı sağlayan buydu. Özgür insan istediğini yapıp sonuçlarını hiç pişman olmadan karşılayan insandır. Hiçbir maddi ya da manevi bir bağ hissetmeden. Tabi kitapta pastoral yaşam, sistem eleştirisi, aile bağları, dönem siyasi olayları ve çok farklı bir dünya savaşı yaklaşımı da vardı ve her şey çok güzel anlatılmıştı. Ama kitapta asıl anlatılan ve üstüne basıla basıla vurulan şey bizim aristokrat, varoluşçu, züppe özgürlük anlayışımızın sadece bir çöp olduğuydu. Hepinize saygılar, lütfen bu kitabı okuyun ve çevrenizle paylaşın belki snob Özgür kuşağımız gerçek özgürlüğün ne olduğunu anlar.
Özgür İnsanlarHalldor Laxness · İletişim Yayınları · 2015199 okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 86. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2021 14:35
Dünya edebiyatından her ülkeden her tarzdan kitap okumama rağmen yerli edebiyata Nazım Hikmet ve Yaşar Kemal dışında oldukça uzaktım. Çoğu denememde alaturka diyebileceğimiz milliyetçi gerçekçilik ve romantizmin dışında evrensel olmayışı( bu değerlendirme yerli edebiyat cahilliğimden) beni uzak tutmuştu. Ancak bir süre önce her önyargı gibi bu önyargınında yanlış olduğunu düşünerek ilk olarak Anayurt Otelinden başladım tekrar yerli edebiyat okumaya. Beni çarptı Yusuf Atılgan! Camus ve Faulkner’a hayran olurken, bilinç akışını büyük bir edebiyat olayı görürken bu kitabın hakkı verilmeliydi. Ve bağıra bağıra söylüyorum bu kitap yabancı, ses ve öfke gibi kitaplara denk. Zebercet’in Mersault’tan bir eksiği yok. Herkes okumalı. Saatleri ayarlama enstitüsü gibi özgün bir kitap. İliklerine kadar varoluşçu ve ilmek ilmek işlenen bir psikolojik çözümleme. Çok cesur bir anlatım, kesinlikle sıradan değil. Ve en sevdiğim tarzsa manifestodan uzak, ders vermeye çalışıyor. Bir durumu çırılçıplak önümüze seriyor. Herkes okumalı.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
8/10
·152 syf.··
2021 76. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2021 07:28
Kitabı okuyanlar tarafında kitapla ilgili çok farklı düşünceler mevcut. Çok beğendiğini söyleyip, neredeyse nefret edende var. Ben kendi anladığımı ve kitapta gördüklerimi yazmak isterim belki de yardımcı olabilirim okurlara. Kitaptan ilk anladığım feminist bir metin olması. Kitabın başından sonuna kadınların domine ettiği hikayeler var. Aşı geçen bütün erkekler bir ya da birkaç yönden kadınların etkisi altında ve hikayede kenar süsü olarak kullanılmış. Bu açıdan ben çok beğendim çünkü zamanının ötesinde ve insanın gözüne sokmadan, bütün kadınsı duyguları anlatıyor. Daha sonra alt mesajlara girdiğimizde karşımıza bir anti faşist metin çıkıyor. Yazar bir savcı edasıyla bayan Brodieyi soruşturuyor, en sonunda bir hakim gibi yargılayıp cezasını veriyor. Hayatı boyunca dik durmuş, güzelliğiyle fark yaratmış, insanlara tepeden bakmış, insan sevgisi hiç olmayan ülküleri için çocukları oyun hamuru gibi büken gerekirse eski sevgilisinin kucağına atmayı planlayacak kadar bir megaloman olan ve her gezisinde Mussolini, hitler güzellemelerini el altından dağıtan kadını yalnızlığa ve hiçliğe mahkum ediyor. Bütün günahlarını gören ama değerlendiremeyen en güvendiği öğrencisi, sonunda görüyor ve kadından nefret eden güruha, bir öğrencisini faşist franconun yanında savaşmaya göndermesini öğrendikten sonra bayan brodieyi teslim ediyor. Mükemmel bir sembolikte anlatımla bayan brodienin aslında nasıl bir faşist lider gibi çevresini yönettiğini anlatan ayrıca feminist altyapısıyla, atlamalı zaman örgüsüyle, bilinç akışı yöntemiyle harika bir kitap. Benim en çok sevme sebebim ise anlattığını düşündüğüm çok büyük toplumsal gerçeklere (faşizm, Feminizm, megalomani gibi) kitabın hiç manifesto içermeden yazılması. Manifestolardan sıkılan biri olarak bu dolaysız anlatıma, mesaj içerecek
Bayan Jean Brodie'nin BaharıMuriel Spark · Siren Yayınları · 2021304 okunma
Reklam