Köleler, ancak birbirleriyle evlenebilir ve bunlardan doğan çocuklar da aynı sosyal statüde olurlardı. Evlilikleri ise sahiplerinin izni ile olabilirdi. İzinsiz olarak yapılan evlilikler, sahipleri tarafindan durdurulabilirdi.
Harplerde eya denizlerde korsanlık faaliyetleri srrasında esir alınanlar ise ya ömürlerinin tamamını veya belli bir süresini hürriyetlerini kaybetmiş olarak zindanlarda geçirirler yahut donanmada kürekçi olarak kullanılırlar veya esir pazarlarında satılırlardı.
Hepimiz başkalarını davranışlarına, kendimizi ise niyetimize ve gayretimize bakarak değerlendiririz. Bunun sonucu olarak da kendimizi normal" görür, bize benzemeyenleri "hatalı" buluruz. Kendimizi başarılı hissedersek, zaman içinde kusurlarımızı dahi meziyet olarak
kabul ederiz. Oysa kişiliğimizin, bize sağladığı imkân ve sunduğu fırsatlar yanında, bize ve birlikte çalıştığımız kişilere yaşattığı zorlukları bilmek, davranışlarımızı ve bu davranışların sonucundan çıkan dersleri değerlendirmemize imkân verir.
insanların içinde ver aldıkları kurumlar, boyutları ne olursa olsun karmaşık yapılardır. Beş kişinin çalıştığı küçük bir şirkette ortalıặı temizleyen kişinin yarattığı kriz, çok daha büyük bir kurumda bir bölüm başkanının çıkardığı sorun kadar enerji alabilir. Bu nedenle iyi düsünülmemiş, derinliği olmayan, kurumda çalışanların desteğini arkasına almayan, tepeden inme ithal programlar, ciddi bir hastalığı aspirinle tedavi etmeye veya tendon kesiğinin üzerine plaster yapıştırmaya benzer. Ümitli bir bekleyiş sonrasında durum daha da kötüleşir
daha da vahimi bir sonraki müdahalenin şansı daha da azalır. Kolay yöntemleri uygulamak, çok kere, başlanılan noktanın da gerisine dönülmesine neden olur.