Mustafa Ceniklioğlu

Mustafa Ceniklioğlu
@Mstfa_5501
Öğretmen
Yüksek Lisans
İstanbul
38 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
"Düşünmek, düşünen kişiyi değiştirir." F. David Peat
Sayfa 157·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Göğsünün ortasında atan kalbe dikkat edebilen insan için saatin tıkırtıları önemini yitirir ama zaman paha biçilmez hale gelir.
Sayfa 155·Kitabı okudu
İnsanın, İstemindeki İki Talihsizliği
İnsanın istediği kişi, nesne, olay veya durum her olursa olsun hep artı değerdir, hep olduğundan fazlasıdır. İnsan zaman zaman tutulur bazı şeylere. Tutulduğuna kavuşmak, tutulduğunu elde etmek ister doğal olarak. Ancak elde etme sürecinde ilk hatasını yapar. Ulaşmak istediğinin değeri artar gözünde her geçen gün. İstenilen, olduğundan daha güzel, daha iyi, daha hassas, daha değerli, daha uygun, daha özel, daha dahadır. Hataları görülmez istenilenin, yaptıkları da güzeldir kendisi gibi. İstenilen, isteyenin gözünde büyük bir değerdir artık. İsteyen, istediğine kavuşunca ya da onu elde edince artık bazı şeyler değişir. İnsan burada ikinci hatasını işleyecektir. Bir süre sonra bakacaktır ki atfettikleri onda yoktur. Hatta biraz daha zaman geçince artık onda olanı görememe talihsizliği de yaşanacaktır. Artık istenildiği zamanki gibi güzel, uyumlu, çekici, hassas, özel değildir. Hatta ve hatta vasatın da altındadır. Daha önce üstün özelliklerine hak verenler gibi uyumsuzluğunu konusunda kendisini destekleyen kişiler vardır bu defa yanında. İlk hata olandan fazlasını görmek iken ikinci hata olanı da görememe talihsizliğidir. Ne acıdır ki ikinci hata daha yıkıcıdır. Öyle şeyler yaşanır ki bazen dışıradan bakan bir göz şaşırmadan edemez. Özenle kurulmuş cümleler karşılık bulmaz, en değerli sözcükler önemini yitirir, kelimeler yan yana gelmekten çekinir, benzetmeler karşılamaz güzeli, şarkılar sıradanlaşır, şiirler silikleşir, sevgi ifadeleri cılızdır tartışmalar karşısında... Neden böyledir? Alışkanlık mıdır bizi yanıltan, olanı olduğu görememe yetersizliğimiz midir, olanla yetinmeme hasleti midir?
Düşünce
insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik ise benim görüşüme göre" sınırlarını aşabilme" yeteneğidir. Bütün biyolojik organizmalar, içinde yaşadıkları biyolojik ortam ve sahip oldukları donanımın belirlediği sınırlar içinde yaşarlar. Mesela bir maymunun, bir kuleye çıkıp yapma kanatlarla karşı kıyıya uçma girişimine hiç şahit olmadık, olmayacağız da. Ama insan, bunu sürekli olarak yapar. Sınırlarını dener, onlara razı olmaz. Kurulan medeniyetler, üretilen teknoloji, bu çılgın gelişme, hep bu sınır zorlama yeteneğinin ürünleridir. Alija İzzetbegovic'in dikkat çektiği gibi, insan dışında hiçbir canlı başını göğe kaldırıp da derin düşüncelere, evrenin sırlarının esrarına dalmaz.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Tercihlerimiz
Yaşam bir yönüyle bize sunulan ise de diğer yönüyle bizim tercihlerimizdir. Gül dikensiz olmaz ama bakıp nesneye gülü görmek var, dikeni görmek var. Sana uzatılan güle bakıp orada uzatanın yüreğini görmek veya dikene odaklanıp sakınmak da senin tercihindir.
1000Kitap