Şahsına münhasır

Şahsına münhasır
Göründüğüm, yansıdığım , yazılarımdan anlaşıldığım.gibiyim. Ne eksik, ne fazla. 01.02.24 [K&M]
Türk Dili Ve Edebiyatı
114 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Boş övgü veya iltifat için söylenen bütün sözlerde abartılı, gereksiz ve samimiyetsiz bir üslup vardır. İçtenlik ve sadelikle dile getirilen sözlerse güven vericidir. İnsan, kendi ruhu nasılsa o sözlerden hoşnut ve memnun olur. Beğeni, ilgi ve alâkalar ruh yüksekliğini gösterir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayatın acemisi olmak diye bir şey var, gücendiğin, kırıldığın, üzüldüğün bazı hâlleri defaatle yaşamana ve tecrübe etmene rağmen her seferinde ilk kez yaşıyor gibi olman ve onlara asla alışamaman. Hayatın acemisi olan insan, yaşamayı bilmeyen değil masumiyetini yitirmeyendir.
Okumalısın: •Edebiyat okursan, inceliğin, nezaketin ve letafetin artar. •Tarih okursan, olaylardan ders çıkarman ve ibret alman artar. •Kur'an-ı Kerim okursan, inceliğin, nezaketin, olaylardan/yaşanılanlardan ders çıkarman ve ibret alman, ecrin, mükafaatın ve ödülün artar.
İnsanların tebessümleri kendine özgüdür ama gözyaşı herkeste aynı renkte akar. Gözyaşını kendine has kılan, onu diğerlerinden ayıran mahiyetidir yani ne için aktığı, hangi hissin rüzgârından etkilendiği, hangi duygu ve düşünce sebebiyle yaş olup indiğidir.
Sağır, aslında sañar “çiftin bir teki” sözcüğünden geliyor. Sözcük zamanla sañır’a ve sonrasında sağıra dönüşmüş. Yani sağır, tek kulaklı demektir. Ne güzel demiş şair: “İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır.”