Şahsına münhasır

Şahsına münhasır
Göründüğüm, yansıdığım , yazılarımdan anlaşıldığım.gibiyim. Ne eksik, ne fazla. 01.02.24 [K&M]
Türk Dili Ve Edebiyatı
114 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·320 syf.··
2025 2. kitabı
·
113 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 12:18
Sadeliğin Dayanılmaz Hafifliği – Kitap İncelemesi Kitap Adı: Sadeliğin Dayanılmaz Hafifliği Yazar: Milan Kundera Tür: Roman, Felsefi Roman Yayın Yılı: 1984 Konu ve Temalar Milan Kundera’nın en bilinen eserlerinden biri olan Sadeliğin Dayanılmaz Hafifliği, insanın varoluşsal sancılarını, aşkı, sadakati, özgürlüğü ve kaderi sorgulayan derin bir romandır. Roman, 1968’deki Prag Baharı ve Sovyet işgalinin gölgesinde, bireysel ve toplumsal düzlemde yaşanan çatışmaları işler. Eserde, karakterler aracılığıyla “hafiflik” ve “ağırlık” kavramları üzerinde felsefi bir tartışma yürütülür. Hafiflik, özgürlük ve sorumsuzlukla ilişkilendirilirken; ağırlık, bağlılık ve sorumluluk anlamına gelir. Kundera, bu zıtlıkları karakterleri üzerinden irdeler ve okuyucuya kendi varoluşunu sorgulatır. Karakterler Tomas: Özgürlüğü ve hafifliği seçen bir doktor. Sadakat ve bağımsızlık arasında bocalar. Tereza: Ağırlığı temsil eden bir karakter. Sevgiyi, sadakati ve bağlılığı kutsar. Sabina: Hafifliği benimseyen bir sanatçı. Bağımsızlık ve özgürlük peşindedir. Franz: Aşk ve sadakatle ağırlaşan, ancak ikilemler içinde kalan bir karakterdir. Dil ve Anlatım Kundera’nın anlatımı felsefi ve şiirseldir. Roman, zaman içinde ileri geri hareket eden, farklı anlatım teknikleriyle kurgulanmış bir yapıdadır. Düşünsel derinliği ve psikolojik analizleriyle dikkat çeker. Sonuç ve Değerlendirme Sadeliğin Dayanılmaz Hafifliği, aşk, özgürlük ve kader kavramlarını sorgulatan, edebi ve felsefi derinliği yüksek bir romandır. Karakterlerin seçimleri, okuyucuya kendi hayatı üzerine düşünme fırsatı verir. Kundera’nın dili ve anlatımı, romanı sadece bir hikâye olmaktan çıkarıp, varoluşsal bir sorgulama haline getirir.
Sadeliğin Dayanılmaz HafifliğiCourtney Carver · İndigo Kitap · 2020317 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·183 syf.··
2024 41. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2024 11:13
Yazarın diğer eserlerinden birçoğunu okumuştum ama bundan yeni haberim oldu. İsmi biraz arabesk bir çağrışım yaptığı için ‘Acaba sonuna kadar gidebilir miyim’ diye aklımdan geçirmedim değil. Sonra başından şöyle bir başladım, bakalım gidecek mi, yoksa sıkılıp bırakır mıyım, diye. Lakin baktım yazarın akıcı bir dili var, bir solukta bitirdim. Kitapta bundan başka iki de hikâye mevcut. Onlar da okunmaya değer… Anlatım zenginliği ve dile hakimiyet hemen dikkat çekiyor zaten. Mana ve içerik olarak da roman ve hikâyelerin kurgusu güçlü ve tasvirleri canlı. Şurası da fazla olmuş denecek gereksiz tasvirler ve anlatımlar yok. Yazar anlatmak istediğini okuyucuyu sıkmadan ve dolandırmadan, ders verir şekilde ahkam kesmeden verebilmiş usta bir kalem ve iyi bir gözlemci olduğunu satırlarında göstermiş.
Harabelerin ÇiçeğiReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20171,134 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2024 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 12:38
Ellen Marie’nin okuduğum ilk kitabıydı Erik Ağacı. 2. Dünya Savaşında Hristiyan bir kızın yahudi bir erkeğe olan aşkını anlatıyor. Bilirsiniz 2. Dünya Savaşı’nda Hitler’in Almanya’daki tüm yahudileri kendi işlerini yaptırıp en sonunda katliam yapmıştır. Aslında bu kitaptan çıkarabileceğim en güzel sonuç : “Eğer sevdiğin biri zor şartlar altında yaşam savaşı veriyorsa eğer onu gerçekten seviyorsan, sen bu şartlar altında yaşayabilirsin.” oldu. Isaac’in Christine’e olan aşkına rağmen onun zarar görmemesi için aşkından taviz vermesi beni derinden etkiledi. Yapılan katliamı okuyunca gerçekten bu olayın yaşandığını hatırladım ve bu katliamı yapan insanları din ,dil, ırk diye ayrımcılık gözeterek o insanlara yaptığı eziyetler bu halde olduğum için bana binlerce kez şükretmemi sağladı. Insanları din,dil, ırk ayrımcılığı gözeterek ayırırsanız bunun sonucu katliam olur. Kitapta eksik diyebileceğim hiçbir şey yok. Her şey yerli yerindeydi. Bu kitap bana o dönem hakkında olan bilgilerime ışık tuttu diyebilirim. Erik Ağacı’nın her sayfasındaki sevgiyi, üzüntüyü yüreğimden hissettim. Bazen o kadar şaşırdım ki hangi insan yüreği bu canilikleri yapmaya el verir… Gerçekten Dünya’ da güzel şeylerin yanında kötü olayların varlığı, iyi olayları yok denecek kadar azaltıyor… Olağan olay kitaplarından sıkıldıysanız alıp okuyabileceğiniz kitaplar arasında olmalı. Güzel bir kitaptı. Kitap puanım : 10/10
Erik AğacıEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 20163,812 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2024 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 12:15
Kitap Serim, Düğüm ve Çözüm olmak üzere 3 kısımdan oluşuyor ve bu bölümler içerisinde yer alan bölümlerin başlıklarında da o bölüm ile alakalı bir suâl yer alıyor. Katre-i Matem, Osmanlı tarihi içerisinde yer edinen lale devrinde geçiyor. Sultanlardan 3. Ahmet, vezirlerden İbrahim Paşa... Bütün hikaye ana karakterimiz Şahin'in Nakşıgül'e âşık olması ve ardından evlenmesi ile alakalı küçük paragrafların yer aldığı kısa bir bölüm ile başlıyor. (Öncesinde yer alan 1. Suâl bölümü ilk okunduğu vakit anlaşılamayan bir bölüm lakin hikaye ile bağlantısı ileride ortaya çıkıyor.) Gerdek gecesinin ardından Şahin uyandığı anda Nakşıgül'ün ölmüş olduğunu görüyor. Bu sebepten de kendisini suçlu görülüyor ve nezarethaneye atılacak duruma geliyor. Bütün kitap boyunca Nakşıgül'ün katilini ararken bir sürü karakter ile tanışıp hepsi ile de ayrı ayrı olaylar yaşıyor, fikir alışverişinde bulunuyor. Bir yandan Nakşıgül'ün cinayetini çözmeye, Şahin'in değişimine, diğer yandan da Şahin'in etkileşimde olduğu insanların yaşadıklarına tanık oluyor, dört koldan hakim oluyorsunuz bütün hikayeye. Osmanlı Devleti'nin kapalı kapıları ardında yaşananlar, iktidar ateşinden payını almış olan kalpler, doğru-yanlış düşünceler, planlar, komplolar, isyanlar... (Patrona Halil İsyanı'na da tanık oluyorsunuz kitabın sonlarına doğru.) Bütün her şey kurgunun içerisine yedirilmiş halde. Tarihi bu şekilde okumak her zaman için ilk tercihim olmuştur çünkü mantığını kavrayamadığım, iç yüzünü anlamadığım, kurgusallaştıramadığım hiçbir şeyi uzun süre aklımda tutamıyorum. Ama bu kitapta okuduğum çoğu bilgiyi unutmayacağımı biliyorum. İskender Pala zaten "Divan Şiirini Sevdiren Adam" olarak tanınıyor, haliyle kitapta Divan Edebiyatı'ndan esintiler görmek de pek mümkün. Yabancı kelime fazlalığı var fakat kurgunun
1000k
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,6bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2024 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 21:18
Tanınmış, merhum şahısların hayat hikayelerinin revaçta olduğu bir dönemde piyasaya çıkan Efsane romanı Barboros Hayrettin Paşa'nın hayatını, farklı bir bakış açısından aktarıyor. Romanı elime aldığımda sıkılır mıyım, düz bir hayat hikayesi şeklinde mi geçecek diye düşünmüştüm açıkcası. Dili edebiyata uygun fakat roman diye nitelendirelemeyecek pek çok eser çıkmış ve çok satılmıştı. Bunların çoğunda tanınmış zatlar hakkında bilinenler toparlanıp, hayal gücünden uzak, bir eklenti görmeden tarih sırasıyla anlatılıyordu. İskender Pala'nın kaleminin güçlülüğünü bildiğim halde OD isimli romanında yaptığı gibi klasik bir yaşam hikayesinin hafif edebileştirilmiş halini bulacağımı sandım, fakat hayli yanılmışım. Efsane romanı, tarihi gerçekleri fon olarak arkasına almış lakin ön yüzüne bambaşka bir hayal gücüyle üretilmiş edebi eseri çıkarmış. Hatta hayatını okuduğumuzu sandığımız Barbaros Hayrettin Paşa bile yardımcı erkek oyuncu olarak romanda yerini alıyor. Asıl keyif verici hikayeyse aşk ve gizem dolu bir biçimde ilerliyor. Sidi Alkala isimli ana karakterin duyguları, gizliliği ve sürprizleriyle süslenmiş. Merak edenler için Endülüs Devleti'nin akıbeti hakkında da bilgiler verebiliyor. Kimliğini gizleyen, olduğunu sandığı kişiyi bile ifşa etmeyen, sevdiği kızın aniden esrarlı heykellerle kaybolmasıyla şaşıran ve peşine düşen kahramanın hayatı ilgi çekici olmuş. Tabi, edebiyat ve kurgudan ziyade yaşam öyküsüne önem veren okurlar için Barbaros'un arka planda kalması hayal kırıklığı yaratabilir lakin dönem itibariyle hakkında bilinenleri göz önüne alırsak yeteri kadar açıklama yapıldığını ve eserin kurgu roman seviyesinde hayli başarılı kaleme alındığını düşünüyorum. Sürprizlerle dolu, şaşırtıcı ve tarihin göbeğinde geçen, İskender Pala'nın daha önce okuduğum Katre-i
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma