Tuğba BAL AYNACI

Öz düzenleme ve Yürütücü İşlev(Prefrontal Korteks)
Zekaımızdan ayrı olarak, yürütücü işlev ve öz düzenleme herhangi bir problemi çözmeye çalışırken anlık tepkiler vererek olayın şiddetini arttırmak için kışkırtmak yerine bizi daha istikrarlı kılar. Gerekli olan bu beceriler doğumumuzla bize sunulmazlar. Bu beceriler uzun bir zamanda edinilir. Çocukluktan başlayıp erken yetişkinlik dönemine kadar düzenlenir ve beynin prefrontal korteks kısmına bağlanır. Bu noktada ev ortamının büyük önemi devreye girer prefrontal korteks, öz düzenleme ve yürütücü işlevleri mükemmel bir merkezi olabilmek için her zaman tek başına olumlu yönde gelişmez. doğduğumuz andan itibaren beni bu kısmı dış etkilere karşı çok fazla duyarlıdır. kaygı ve tehditler karşısında tepkilidir. olumsuz ve incitici ebeveyn konuşmaları ile dolu duygusal ve zarar verici ölçüde stresli bir ortam, prefrontal korteksin gelişimini olumsuz etkiler.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Peki Ya Televizyon?
Bebek beyni mükemmel olabilir ama maalesef bebeğinize ayıracağınız vakti kendinize ayırmasını sağlayamaz çünkü beyin sosyal bir varlıktır. Onu etkileşimden uzak tutmak öğrenme ve öğrendiği bilgileri akılda tutma yeteneğini sınırlandırır. İçine döktüünüz her şeyi kabul eden bir sürahiden farklı olarak insan beyni insan insana etkileşim olmadan bir elek gibidir. Beyin dili edilgen bir şekilde öğrenmek yerine sosyal etkileşimin var olduğu bir ortamda Öğrenir. Ebeveynlerin bebek ile karşılıklı iletişimi, iletişim kurma çabalarına benzer şekilde yanıt vermeleri, hem dili öğrenme, hem de genel olarak öğrenme için çok önemli bir unsurdur.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Nöron bağlantıları
Doğumdan yaklaşık üç yaşına kadar her saniye beyin tarafından 700 ila 1000 nöron arasında bağlantı oluşturulur. Sonuçta ortaya çıkan inanılmaz ve son derece karmaşık devre ise bellek duygu davranış motor beceriler ve elbette dil dahil tüm beyin fonksiyonlarımızı etkileyen bir beyin mimarisidir. Öte yandan ilk üç yılda gerçekleşen sinirsel bağlantılardaki bu patlayıcı yoğunluk aslında çok fazladır. Eğer bu şekilde kalmasına izin verilseydi, gürültüyle kaotik bir şekilde aşırı yüklü hale gelirdi. Bu yüzden çok akıllı ve genç beyinlerimiz sinaptik budama denilen bir süreç ile gereksiz sinir bağlantılarını kırmaya başlar; az kullanılanları ayıklar. Özel işlevleri olan ve sık kullanılan bağlantıların ise ince ayarını yapar. Diğer bir ifadeyle yaşımız ilerledikçe yeni bir dil öğrenmek gibi yeni deneyimler gittikçe zorlaşır.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Alıntı
Beynin Dil İşleme Hızı
Beynin dil işleme hızı ne kadar hızlı bir şekilde o kelimeye aşina olduğunuz ve size bir şey ifade ettiği şeklinde tanımlanır. zaten bildiğiniz bir kelimeyi tanımakta zorlanıyorsanız onu takip eden kelimeyi de tanımazsınız ve bu durum öğrenmeyi son derece zor hale getirir. Erken dil ortamı zayıf olan bir çocuğun dil işlemi hızı daha yavaş ve verimsizdir. okul öncesi dönemde yoğun bir kelime dağarcığına maruz kalsa bile öğrenme yeteneklerinde hiçbir farkı yoktur. işte bu erken dil ortamının etkisiydi. Bu müdahale güçlüydü fakat zayıf erken dil ortamından zarar gören beyni iyileştirmeye yetmedi.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
30 milyon kelime
30 milyon kelimeden söz ederken 30 milyon farklı kelimeden söz etmediğimiz belirtmekte önemlidir. Webster’in uluslararası sözlüğünde yalnızca 348.000 kelime olduğunu ve en güzel Oxford İngilizce sözlüğünde 291.000 kelime olduğunu düşünürsek bu olağanüstü bir başarı olurdu. bahsettiğimiz şey daha ziyade bu kelimelerin tekrar edildiği durumlarda dahil konuşulan toplam kelime sayısıdır.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam