"Adam hiç çiçek koklamadı. Hiçbir yıldıza bakmadı. Hiç kimseyi sevmedi. Bütün zamanını sayıları toplayarak geçirdi. Ve bütün gün senin gibi,'Önemli işlerim var.Ben ciddi bir adamım. ' deyip durdu.Bunun gururuyla şişti.Ama o bir insan değil,bir mantar!"
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, romanın ana kahramanı Hayri İrdal ve çevresinde gelişen olaylarla şekillenen bir kitaptır.Hayri İrdal yoksul bir ailede büyümüş,bir çok talihsizlikle karşılaşmış bir insandır.Küçük yaşlardayken sünneti sebebiyle dayısının hediye ettiği bir saatle,saatlere ilgisi başlamıştır.Bu saati anlatırken daha önce hiç saat görmediğimi düşünmeyin diyerek,evlerinde var olan üç saat hakkında ayrıntılı bilgiler vermiştir.Özellikle annesinin “Mübarek” adını verdiği ve dedesinden yadigâr kalan saati uzun uzun betimleyerek bu saate adeta bir insan vasfı yüklemiştir.
Küçüklüğü babası ve babasının arkadaşları çevresinde geçen Hayri İrdal;Seyit Lütfullah,Aristidi Efendi,Abdüsselâm Bey ve Nuri Efendi gibi yetişkinlerin tesirinde kalmıştır.Saatçi Nuri Efendi’den saate dair bir çok bilgi öğrenmiş ve bu işi sevmiştir.Nuri Efendi’nin bir filozof gibi saatlere yaklaştığını belirtmiş bunu sadece iş olarak görmediğini söylemiştir.Babası yoksullukları sebebiyle sıkıntı yaşayan bir insandır.Askerdeyken babasını kaybeden Hayri İrdal, askerden döndüğü vakit bir süre üvey annesiyle kalmıştır.Daha sonra Abdüsselam Efendi’nin konağında çalışan Emine ile evlenince o da konağa yerleşmiştir.Uzun zaman Abdüsselam Efendi’nin gölgesinde yaşamışlardır.Abdüsselam Efendi vefat edince miras davaları yüzünden bazı sıkıntılar yaşamışlardır.
Çalıştığı dairede bir gün Şerbetçibaşı Elması ile ilgili arkadaşına şaka yapmış,arkadaşı bu durumu ciddiye alınca Hayri İrdal’ın başı belaya girmiştir.Adli Tıp’ta süreçte tanıştığı ve kendisini psikanaliz çalışmaları için bir denek olarak gören Doktor Ramiz hayatının dönüm noktalarından olmuştur.Eşi Emine’yi kaybeden Hayri İrdal ,Pakize adında daha önceden de seviyordum dediği bir kadınla evlenmiştir.Emine’den olan çocukları Zehra,Ahmet ve Pakize