Ayfer Tunç'un bu kült kitabıyla yolum, yıllar önce bir yemek dergisinde rastladığım küçük bir alıntı sayesinde kesişmişti sırf o satırlar için normalde hiç almayacağım o dergiyi almıştım. Yıllar sonra bir tevafuk eseri kitap ellerime ulaştığında zihnimdeki tüm taşlar yerine oturdu. Bir 90'lar çocuğu olmama rağmen, 70'li yıllarda oynanan oyunların bizim sokaklarımızda da hâlâ yaşıyor olduğunu görmek beni hem şaşırttı hem de çok duygulandırdı. Kitap, o tuhaf masumiyeti ve kağıdın eski kokusunu öyle naif anlatıyor ki, okurken sadece bir dönemi değil kendi çocukluğumun köklerini de buldum. Benim için sadece bir okuma değil, eksik kalan bir yapbozun tamamlanması gibiydi.