Daima dikkat ettim; insan dediğimiz mahluk her şeyden evvel çehre ve tavırdır. Adil masum ve günahsız yaratılmıştı; bunu çehresi etrafa kabul ettiriyordu. Cezanın yağmur gibi yağdığı sınıfımızda, o bu çevrenin saçağı altında bir tevbih damlası bile üstüne düşmeden seneyi bitirdi. Halbuki ben, ben ki belki en saflarıydım ve tabiat beni sadece dinlesin, baksın, hayret etsin diye insanların içine atmıştı; ben bir türlü çevremle bu emniyeti kimseye veremiyordum.