Hikmet Zayi

Duyusal hazlar karşısında zihin, sanki yüce iyiye hakikaten ulaşılmış gibi büyülenip, uyuşur, öyle ki başka bir şey düşünemez hale gelir, böyle bir haz karşılandığında bunu aşırı bir melankoli izler ve zihin büyülenmek yerine alt üst olup, körleşir. Şöhret karşısında ise zihin kendini daha da çok kaptırır zira şöhretin her zaman başlı başına iyi olduğu ve bütün eylemlerin yöneldiği nihai amaç olduğu düşünülür. Dahası, zenginlik ve şöhrete ulaşıldığında, bunu, duyusal hazlarda olduğu gibi bir pişmanlık takip etmez, daha fazla elde ettikçe aldığımız keyif daha da artar ve bunun sonucunda hem şöhret hem de zenginliği daha da arttırmaya kışkırtılırız; diğer yandan, eğer ümitlerimiz boşa çıkarsa, en derin hüzne gömülürüz. Şöhretin bir handikabı daha var: ateşli takipçilerini hayat-larını diğer insanlara göre düzenlemeye, onların kaçındıkları şeylerden kaçınıp, onların arzuladıkları şeyi arzulamaya zorlar.
Sayfa 313·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu çok eski bir hikâye, Bento. Aşk bizi hep köleleştirmiştir. Kendini nasıl özgürleştireceksin?" "Ancak duyusal hazlar, servet ve şöhretle bütün bağlarımı koparırsam özgür olabilirim. Eğer aklıma kulak vermezsem, tutkunun kölesi olmaya devam edeceğim." "Fakat Bento." dedi Franco ayağa kalkıp gitmeye hazırlanırken "Aklın tutkuyla baş edemeyeceğini biliyoruz." "Evet. Bir duyguyu ancak daha güçlu bir duygu fethedebilir. Önümdeki görev çok açık: aklımı tutkuya dönüştürmeyi öğrenmeliyim."
Sayfa 294·Kitabı okudu
Geri çekil ve kendine uzaktan bak. Hislerinin bir cinnet içinde nasıl dönüp durduğuna bir bak; önce sevgi, sonra nefret, sonra öfke. Tutkular ne kadar da hercai ve değişkendi. Bak başkalarının eylemleriyle bir oraya bir buraya nasıl da savruluyorsun. Eğer serpilip gelişmek istiyorsan, duygularını değişmez bir şeye, sonsuza dek kalıcı bir şeye demirleyerek tutkularını alt etmelisin.
Sayfa 280·Kitabı okudu
Ama eğer sahip olduğun bu biricik hayatı yanlış ve batıl inançlarla dolu bir sisteme, sadece tek bir halkı kayırıp, diğer bütün varlıkları dışlayan bir sisteme adasaydın hayatın ne kadar da anlamsız olurdu?
Sayfa 257·Kitabı okudu
Puan vermedi·446 syf.··
2026 9. kitabı
·
223 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 10:58
Psikiyatri, felsefe ve tarih ile iç içe geçmiş çok katmanlı romanları seviyorsanız, kitabı beğenebilirsiniz. Kitabın merkezinde iki ayrı hikaye ve iki ayrı zaman var. 17. yüzyıl Amsterdam’ıyla birlikte Spinoza , 20. yüzyıl Nazi Almanyası’nda Alfred Rosenberg isimli bir Nazi ideoloğu. Spinoza’nın felsefesi ile Rosenberg’in antisemitik ideolojisi arasında zihinsel ve ahlaki çelişkiler, bir köprü olarak iki farklı hikayeyi birbirine bağlıyor.
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 20132,707 okunma