Ayhan SEKİLİ

Ayhan SEKİLİ
@Muamma13
Osmanlı Arşiv Kaynaklarına Göre Yunan Salib-i Ahmer Cemiyetinin (Kızılhaç’ın) Karanlık Yüzü (1919-1923) isimli kitabın yazarı
Araştırmacı Tarihçi
Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Yeniçağ Tarihi Doktora
Ankara
OSMANCIK
75 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
Merovenj Hanedanı
Avrupa'daki barbar krallıklarının en büyükleri İtalya'daki Ostrogotlar, İspanya'daki Vizigotlar, Fransa'daki Franklar ve Kuzey Afrika'daki Vandallardı. Bunların en kuvvetlisi ise, Clovis tarafından tesis edilen (456-511) ve iki buçuk asır Merovenj ailesi arasında intikal eden Frank Krallığı'ydı. Merovenj Hanedanı, genel olarak Franklar olarak bilinen Almanların bir kabilesi olan Skambrianlardan gelmektedirler. Bu aileden gelenler daha önce de Frankları yönetmişlerdi.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Ayhan SEKİLİ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2023 22. kitabı
Muammer Gül
8.6/10 · 116 okunma
Osmanlı Sultanlarının Halk Arasında Gizlice Dolaşmaları
Osmanlı sultanları bazen tebdil-i kıyafetle bizzat teftiş yaparlardı. Kanuni Sultan Süleyman sipahi kılığında, II. Ahmet ise mevlevî dervişi gibi giyinir, halk arasına karışırlardı. IV. Murat, tanınmadan yaptığı gezintilerde birçok belalıyı acımadan idam ettirmiştir. Böylece sultan, halkın saraya ve kendi gücüne güvenini pekiştireceğini umardı. Ayrıca, bu bir çeşit halkın oto-kontrol sistemiydi.
Sayfa 97
Devlet ve Meşâyihin Tekke Üzerindeki Nüfuz Mücadelesi
Tekke ve tarikat yapılanması Osmanlı Devlet ve toplum nizamının en önemli bir parçasıydı. Bilhassa Osmanlı Klasik Çağı'ndan itibaren giderek devletleşen (sisteme entegre olan) bu yapılar aynı zamanda çeşitlenerek hızla bütün imparatorluk sathına da yayılmaya başlamışlardır. Devlet ve toplumun her kademesinde öyle yada böyle bir şekilde karşılığı bulunan tekke ve zaviyelerin iktidarına sahip olmak veya üzerinde nüfuz sağlamak bir nevi Osmanlı Devleti'nde söz konusu yapıların bulunduğu bölge ve mahallerde sosyal ve toplumsal iktidarı elde tutmak anlamı taşımıştır. Bu durum devlet ricali ile meşayihi tekke iktidarı üzerinden birçok alanda bir nüfuz mücadelesine sevk etmiştir.
Sayfa 41
Yavuz'un Kürtleri Katliama tabii tuttuğu doğru mu?
Bu iddianın tam tersi doğrudur. Yani Yavuz Sultan Selim olmasaydı, bugün Doğu Anadolu'daki ehl-i sünnet olan Ekradlar(Kürtler), Şia'nın tasallutu altında olurlardı. Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu ile alakası, XV. yüzyıla kadar uzanır. Ancak bölgenin Osmanlı Devleti'ne ilhakı veya daha doğru bir tabirle iltihakı, 1514'de kazanılan Çaldıran Zaferi'nden sonradır. Şah İsmail'in baskısına maruz kalan 25-30 tane Kürt Beyi (ümeray-ı ekrad) Osmanlı Devleti'ne itaat arzularını Yavuz Sultan Selime iletmişlerdi. Şah İsmail'in Diyarbakır muhasarası için gönderdiği orduyu 10 bin kişilik İdris-i Bitlisi kumandasındaki gönüllü birliklerle hezimete uğratan aynı Kürt beyleri, bu hadiseden önce Şii'lerin Diyarbakır'ı muhasara altına almaları üzerine, Yavuz Sultan Selim'e tarihçe müsellem olan tarihi arîzayı, yardım talep etmek ve Osmanlı Devleti'ne itaat etmeden huzur bulamayacaklarını ifade etmek gayesiyle göndermişlerdir: "Can ü gönülden İslam Sultanı'na (Yavuz Sultan Selim) biat eyledik, ilhadları zahir olan Kızılbaşlardan teberri eyledik. Kızılbaşların neşrettiği dalalet ve bid'atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve Şafi'i mezhebini icra eyledik. İslam Sultanı'nın namı ile şeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini yâda başladık. Cihada gayret gösterdik ve İslam Padişahı'nın yollarını bekledik. Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım idesiniz. Bizim bendelerimiz Kızılbaş diyarına pek yakındır, komşudur ve hatta karışıktır. Nice yıllar bu mülhidler, bizim evlerimizi yıkmışlar ve bizimle savaşmışlardır. Sadece İslam Sultanı'na muhabbet üzere olduğumuz için, bu inancı saf insanları o zalimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. Sizin inayetleriniz olmazsa, biz kendi başımıza müstakil olarak karşı çıkamayız. Zira ekradlar(kürtler) ayrı ayrı
Tarih