Bu kitabımda, insanî duygularla kurulmuş olan bir cemiyetin kendi devleti tarafından nasıl da menfi gayelerle suistimal edildiğinden bahsetmekteyim. 1859 yılında Henry Dunant'ın çabaları ile İsviçre'de Uluslararası Kızılhaç Teşkilatı kurulmuştu. Bu teşkilatın gayesi savaş, afet ve kıtlık gibi durumlarda din, dil, ırk fark etmeksizin insanoğlunun yarasını sarmak ve muavenet elini uzatmak üzere faaliyet gösteriyordu. Uluslararası Kızılhaç'ın çağrısı üzerine her devlet kendi kızılhaç teşkilatını kurup, merkezi İsviçre'de olan Uluslararası Kızılhaç Teşkilatına bağlanmışlardı. Bu münasebetle Yunanistan'da 10 Haziran 1877 tarihinde ulvi gayelerle Yunan Salib-i Ahmer Cemiyeti (Yunan Kızılhaç Cemiyeti) ni kurdu. Milli Mücadele Döneminin başlarında yani 15 Mayıs 1919'da İzmir limanına kızılhaç gemisi Anfitrini ve Yunan Kızılhaç personellerini indirmeye başladı. Normalde kağıt üzerinde; "Batı Anadolu'da bulunan savaşın yıprattığı Müslüman-Türk ve Rum halkına yardım etmek, sandıklar dolusu ilaç, battaniye ve sair tıbbî malzemeler getirdiklerini" ifade etmişlerdi. Fakat öyle olmadı.... Gümrük memurlarının ve bilhassa teşkilat-ı mahsusa mensuplarının yapmış olduğu araştırmalar neticesinde Yunan Salib-i Ahmer Cemiyeti sandıklarla Batı Anadolu'ya silah ve cephane getirmişti. Getirmiş olduğu bu malzemeler ile Rumlar silahlandırılıyordu. Dönemin Osmanlı arşiv belgelerinde bu durumu ifade eden 700 küsür belge mevcuttur... Biz de bu belgelerden yola çıkarak aynı zamanda yabancı kaynaklarda kullanarak konuyu aydınlatmaya çalıştık. Kendi alanında ilk olan bu kitap akedemik bir değer taşımaktadır, roman değildir. Bundan mütevellit okurken sizlere akıcı gelmeyebilir. Üslup olarak her sayfada sık sık belge kullanmış olmam okurken sizleri yorabilir... Tarih meraklılarına bilhassa Milli