Ayhan SEKİLİ

Ayhan SEKİLİ
@Muamma13
Osmanlı Arşiv Kaynaklarına Göre Yunan Salib-i Ahmer Cemiyetinin (Kızılhaç’ın) Karanlık Yüzü (1919-1923) isimli kitabın yazarı
Araştırmacı Tarihçi
Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Yeniçağ Tarihi Doktora
Ankara
OSMANCIK
75 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
İnsanî Bir Cemiyetin Kötüye Kullanımı
7/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
Bu kitabımda, insanî duygularla kurulmuş olan bir cemiyetin kendi devleti tarafından nasıl da menfi gayelerle suistimal edildiğinden bahsetmekteyim. 1859 yılında Henry Dunant'ın çabaları ile İsviçre'de Uluslararası Kızılhaç Teşkilatı kurulmuştu. Bu teşkilatın gayesi savaş, afet ve kıtlık gibi durumlarda din, dil, ırk fark etmeksizin insanoğlunun yarasını sarmak ve muavenet elini uzatmak üzere faaliyet gösteriyordu. Uluslararası Kızılhaç'ın çağrısı üzerine her devlet kendi kızılhaç teşkilatını kurup, merkezi İsviçre'de olan Uluslararası Kızılhaç Teşkilatına bağlanmışlardı. Bu münasebetle Yunanistan'da 10 Haziran 1877 tarihinde ulvi gayelerle Yunan Salib-i Ahmer Cemiyeti (Yunan Kızılhaç Cemiyeti) ni kurdu. Milli Mücadele Döneminin başlarında yani 15 Mayıs 1919'da İzmir limanına kızılhaç gemisi Anfitrini ve Yunan Kızılhaç personellerini indirmeye başladı. Normalde kağıt üzerinde; "Batı Anadolu'da bulunan savaşın yıprattığı Müslüman-Türk ve Rum halkına yardım etmek, sandıklar dolusu ilaç, battaniye ve sair tıbbî malzemeler getirdiklerini" ifade etmişlerdi. Fakat öyle olmadı.... Gümrük memurlarının ve bilhassa teşkilat-ı mahsusa mensuplarının yapmış olduğu araştırmalar neticesinde Yunan Salib-i Ahmer Cemiyeti sandıklarla Batı Anadolu'ya silah ve cephane getirmişti. Getirmiş olduğu bu malzemeler ile Rumlar silahlandırılıyordu. Dönemin Osmanlı arşiv belgelerinde bu durumu ifade eden 700 küsür belge mevcuttur... Biz de bu belgelerden yola çıkarak aynı zamanda yabancı kaynaklarda kullanarak konuyu aydınlatmaya çalıştık. Kendi alanında ilk olan bu kitap akedemik bir değer taşımaktadır, roman değildir. Bundan mütevellit okurken sizlere akıcı gelmeyebilir. Üslup olarak her sayfada sık sık belge kullanmış olmam okurken sizleri yorabilir... Tarih meraklılarına bilhassa Milli
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Modern Devletin Doğuşu
Puan vermedi·174 syf.··
2023 6. kitabı
Gianfranco Poggi, modern devlet olgusunu, devlet dairelerindeki memurların sürekli ve talimatlara uygun çalışmaları yoluyla yönetimi sağlamak için oluşturulmuş karmaşık kurumsal düzenlemeler olarak tanımlar. Bu dairelerin toplamı olan devlet belli sınırlar dahilindeki bir toplumda yönetim işini üstlenir. Hem hukuken hem de mümkün olduğunca fiilen yönetime ilişkin tüm güç ve olanaklar tekelindedir. İlke olarak salt yönetimle ilgilenir. Yönetime bakış açısı ise, kendi özel çıkarları ve davranış kuralları çerçevesindedir. Fakat "yönetim nedir? Modern devlet ne amaçla oluşturulmuş kurumsal düzenlemeler bütünüdür? Bu gibi sorulara cevap arayan Poggi, devletler sistemini, bir yandan her devletin kendi itibarını yükseltme kararlılığını ortaya koyan ve meşrulaştıran egemenlik ve ''raison d'etat'' kavramlarının mutlaklığı, diğer yandan "egemenlik hakkına" sarılan öteki devletlerin varlığı arasındaki gerilimden ötürü doğal bir dinamiğe sahip olduğunu ifade eder. Gianfranco Poggi
Tarih
Modern Devletin GelişimiGianfranco Poggi · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 201666 okunma
7/10
·124 syf.··
2023 3. kitabı
!!!!!!Normalde okunmama kaygısından ötürü uzun bir inceleme yapmaktan içtinap etmekteyim fakat bu incelemem biraz uzunca oldu. Eğer okursanız istifade edeceğinizi ve kitap hakkında bir mukaddime nevinden bir bilgi edineceğinizi inanıyorum!!!!!!! Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan Victor Hugo, 1829 yılında yayımladığı “bir idam mahkumunun son günü” isimli eserle Fransa’daki idam cezasının kalkmasına yönelik taviz vermez bir tavırla karşı çıkışını anlatmaktadır. 19. Yüzyılın ilk çeyreğinde Fransız toplumunun sosyo-ahlaki, siyasi ve politik olarak ale’l-ekseri idam cezasının gerekli olduğu üzerinde durmaktadır. Bu yargıyı kitabın “trajedi hakkında bir komedi” bölümünden öğreniyoruz. Fransa’da idam meselesini geniş bir nazariye ile ele almak iktiza ederse; “idam olsun” diye savunan zümrenin ana gerekçesi, topluma zarar veren tefessüh etmiş ve gelecekte de topluma zarar verebilme potansiyeline sahip bireylerin ortadan kalkması gerektiğini düşünürler. Bu sorunsala cevap olarak Hugo, “eğer sadece bu söz konusu olsaydı -yani iflah olmayan ve topluma zarar veren bireye- müebbet hapis cezası yetecekti. Öldürmek neye yarar? Hapishaneden kaçılabileceğini söyleyerek itiraz edeceksiniz, öyle değil mi? Nöbetçileriniz görevlerini iyi yapsınlar. Demir parmaklıkların sağlamlığına güvenmiyorsanız, hayvanat bahçelerini açmaya nasıl cesaret ediyorsunuz? Zindancının yeterli olduğu yerde cellada gerek yoktur!” cümleleriyle karşılık verir. İkinci olarak idam cezasını savunan zümrenin diğer bir dayanağı; “Toplum suçludan intikamını alabilmeli ve ona hakkettiği cezayı –idamı- verebilmeli…” Hugo ise, toplumun ikisinin arasında yani cezanın altında intikamın üzerinde yer aldığını ifade edip böylesine büyük ve böylesine alçak iki şeyin topluma uygun düşmeyeceğini savunur:
Edebiyat
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Sözcü Kitabevi · 2021152,7bin okunma
Hayvan Çiftliği
7/10
·152 syf.··
2023 1. kitabı
1917 Bolşevik Devrimi ve devamında sosyalizmin fabl tarzında hayvanlar üzerinden eleştirisi yapılan beğendiğim bir kitaptı... Esasında eşitlikçi söyleme dayanan her devrimin yine proletaryayı sömürdüğü, daha güzel bir dünya modeli açılımıyla iktidara gelenlerin nasıl da milletlerini uyuttuğunu, ekonomik bazda üretim artığının yine iktidar ve çevresine kaldığını, siyasal-hukuksal anlamda da yine iktidar erkinin diğer zümrelere baskın geldiğini ifade eden -yazarın ifadesiyle; "bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha fazla eşittir"- eleştirel bir kitap George Orwell
Tarih
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,7bin okunma
Genç Osman Neden Öldürüldü
Puan vermedi·240 syf.··
2023 2. kitabı
Tarihte yaşamış figürler kullanılarak Genç Osman yani haile-i Osmaniye vakası, Osmanlı'daki muhtelif iktidar erklerinin nazarından hadise ele alınarak "Satranc-ı Rumi" oyunu üzerinden anlatılmıştır. Tarih Bölümü öğrencilerinin bu kitabı okumasını tavsiye ederim. Tarihi bir kurgu olarak bu kitap okunduğunda Genç Osman vakası, bu dönem ve şahsiyetler daha iyi tahayyül edilebilir.
Tarih
Yedi Kule- Genç Osman Neden ÖldürüldüErdal Küçükyalçın · Sayfa 6 Yayınları · 201353 okunma