Yedi Kule- Genç Osman Neden Öldürüldü

·
Okunma
·
Beğeni
·
725
Gösterim
Adı:
Yedi Kule- Genç Osman Neden Öldürüldü
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751032829
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sayfa 6 Yayınları
Osman, seni kim öldürdü?
Yedi kule...
Yedi taş...
17 Mayıs 1632 gecesi... Filizkıran fırtınasının altında bir piyade ve bir âlim... Yedikule'de buluşan Kâtip Çelebi ve kale komutanı Yeniçeri Dizdar Hüseyin Ağa sık sık yaptıkları gibi Satranc-ı Rumi oynamaktadırlar. Altın Kapı'nın önünde, Hüseyin'in hazırlattığı bir taraçanın içinde her zamanki gibi yalnızdırlar. Hava kararmakta, yağmur çiselemektedir. İki dost tatlı bir sohbete dalmak üzereyken beklenmedik iki misafir çıkagelir: Genç bir köylü ile beraberinde karalar içinde bir derviş. Gecenin onlara hazırladığı sürprizlerden habersizdirler. Konuşmaları tam on yıl önce hemen arkalarındaki kulede, daracık bir odada öldürülen genç sultan Osman vakasına odaklanır. Yeniçeri Hüseyin ve Kâtip Çelebi o gece oynadıkları oyunun sonunda kendilerini hiç ummadıkları bir yerde bulacaklardır. Çünkü yürekleri yakan bir soru düşecektir akıllarına:
Genç Osman neden öldürüldü? Her ikisi de o günlerin görgü tanığı olan Kâtip ve Yeniçeri, meraklı gencin sorularıyla kendi hikâyelerini anlattıkça havadaki gerilim artar. Tartışmanın çatışmaya döndüğü bir anda gencin saygısızlığına sinirlenen yeniçeri yatağanıyla onu korkutmak üzere bir hamle yapar. Ancak karşısında o ana kadar sessizce oturmuş olan dervişi ve kılıcını bulur. Asıl şimdi kendilerini bir oyunun içerisinde bulurlar.
Karşılarındaki bu köylü genç kimdir? Artık bu oyun Satranc-ı Rumi dedikleri oyunun ta kendisidir. Piyade, Âlim, Sipahi, Vezir, Şah, Ruh ve Casus... Onlar bu kasvetli gecede Genç Osman'ın ölümünün ardındaki sırları eşeledikçe hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaklar.

Oyunun sonunda ise ellerinde sadece bir şah ve bir ruh kalacak... Osmanlı tarihinin en trajik olaylarından birini anlatan Yedi Kule yiten bir adalet duygusu arayışını her satırında incelikli bir kurguyla işliyor. Erdal Küçükyalçın'dan tarihin saklı kalmış yüzünü açığa çıkartan, dinmeyen bir merak ve heyecan kasırgasının romanı..
(Tanıtım Bülteninden)
240 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Devlet yönetimini Satranc-ı Rumi oyunuyla bağdaştıran yazar, Genç Osman'ın ölümünü; bu strateji oyununun taşları ve hamleleri üzerinden ve gözünden anlatarak değişik bir anlatım yapmış. Her Satranc-ı Rumi taşı bir bölümü oluşturuyor ve olay o taşın bakış açısıyla anlatılıyor. Zâhir ve bâtının ne kadar farklı olduğunu, kurbanın bile bâtının sırrına eremediği ve ne diye helak edildiğini anlamadığı görülüyor. Katlinin planının en sevdiği tarafından yapıldığını göremiyor ve okurda kitabın Casus bölümü okumadan anlayamıyor.
Osmanlı tarihinin gidişatını değiştiren bu olay ancak bu kadar sürükleyici ve etkileyici anlatılabilirdi.
240 syf.
·9/10
Genç osmanın öldürülüşünü çok güzel bir kurguyla okuyoruz.Heyecanlı ve akıcı bir kitap olmuş.
Casus'a Aslan da derler. Casus, Alim gibidir ama gizli ilimlere de hakim olduğundan ondan daha güçlüdür.
İkisi iki köşeye tüm sahaya hakim olacak şekilde yerleşir, dört köşe üzerinden çapraz giderler.
Casus bir Piyade alacak olursa onun gücünü de alır. Böylece dilerse yolunu değiştirip her renk ve hanede hareket eder. Piyade hariç aldığı taşların rengini değiştirir. Böylece saf değiştiren taş, onu alanın hareminde benzerinin ardına geçerek oyuna başlar.
Casus isterse hareme dahi girebilir. Casuslardan kork...
Piyade ilk hamlede iki, sonra Sipahilerden uzak kalmamak için birer hane ilerler. Çaprazındaki taşı alır. Hasmının son hattına ulaşan Piyade Vezir olur.
Zira bir Piyade harpte ordunun önünde yürüyüp kendisini koruyarak, ölmeden hepsini geçecek kadar kuvvetli ve akıllı olursa Vezirliğe layık demektir.
Kuşatma Piyade ile yapılır....
Alim'e Fil derler. Ulemanın hafızası vardır.
Bulundukları renkten, yollarından ayrılmazlar.
Çapraz, ister bir hane, ister bunu atlayıp ikinci haneye gider ve önlerine çıkan taşı alırlar. Alimler Şahtan uzaklaşmaz, doğrudan cenge girmez.
Alimlerin kılıçları kelamlarıdır. Ulema yakınındaysa Şah güvendedir, kaybedersen tehlikedesin...
Vezir Şah'ın yanında durur. Her yöne istediği gibi serbestçe hareket eder. En güçlü taş odur. Şah'tan dahi daha güçlü olmasının sebebi, Şah'ın her işini onun tedbiri ile görmesidir.
Aynı hükümdarların devleti vezir-i azamlar eliyle idare etmesi gibi. Vezirini kaybedersen yenilgi kaderindir...
Tüm oyun hasmın Şah'ını almak içindir. Her yöne tek hane ilerleyen Şah'ın böyle az hareket etmesinin sebebi hükümdarların her daim ihtiyatlı olmaları gerekmesindendir.
Şah hasmın bir taşı tarafından alınabileceği bir haneye asla gitmemelidir. Sıkışırsa köşedeki Hisarlara sığınabilir. Lakin Şah Hisardayken kaderini talihe teslim etmiş sayılır.
Şahın kendi başına hareket etmesi caiz değildir ve tüm taşların onun çevresini sarmaları, hem onu korumak hem de hareket etmesini önlemek içindir...
Ruh'a kale de derler. öne ve yana düz gider. Ruhlar savaşçıların yeri geniş olsun, rahat, rahat iş görsünler diye kenarda dururlar. Ruh güçlüdür ve uzaktan korur yahut tehdit eder. Bir orduyu ayakta tutan Ruhudur.
Bil ki Ruh yıkılmadan ümit yok olmaz.
Gerçekten gerekmedikçe Ruhunu ortaya çıkarma...
Ey şehzadem! Bil ki bu kadim 'Santranc-ı Rumi' oyunudur.
Yalnız Anadolu'da oynanıp başka yerlerde bilinmediğinden böyle derler.
Satranc-ı Rumi aklın kuvvetiyle oynanır ve padişahlığa benzer.
İlk hata Şah ve Vezir merkezde olmak üzere sağ ve sol kanatlara biler Alim, Sipahi, Ruh ve nihayet köşelere Casus dizilir.
İkinci hata ile Piyade safı çekilir.
Bu ceng tabyasıdır.
Taşlarına hakimsen devlet senindir.
Ve devlet yedi kuleli bir hisardır....

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedi Kule- Genç Osman Neden Öldürüldü
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751032829
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sayfa 6 Yayınları
Osman, seni kim öldürdü?
Yedi kule...
Yedi taş...
17 Mayıs 1632 gecesi... Filizkıran fırtınasının altında bir piyade ve bir âlim... Yedikule'de buluşan Kâtip Çelebi ve kale komutanı Yeniçeri Dizdar Hüseyin Ağa sık sık yaptıkları gibi Satranc-ı Rumi oynamaktadırlar. Altın Kapı'nın önünde, Hüseyin'in hazırlattığı bir taraçanın içinde her zamanki gibi yalnızdırlar. Hava kararmakta, yağmur çiselemektedir. İki dost tatlı bir sohbete dalmak üzereyken beklenmedik iki misafir çıkagelir: Genç bir köylü ile beraberinde karalar içinde bir derviş. Gecenin onlara hazırladığı sürprizlerden habersizdirler. Konuşmaları tam on yıl önce hemen arkalarındaki kulede, daracık bir odada öldürülen genç sultan Osman vakasına odaklanır. Yeniçeri Hüseyin ve Kâtip Çelebi o gece oynadıkları oyunun sonunda kendilerini hiç ummadıkları bir yerde bulacaklardır. Çünkü yürekleri yakan bir soru düşecektir akıllarına:
Genç Osman neden öldürüldü? Her ikisi de o günlerin görgü tanığı olan Kâtip ve Yeniçeri, meraklı gencin sorularıyla kendi hikâyelerini anlattıkça havadaki gerilim artar. Tartışmanın çatışmaya döndüğü bir anda gencin saygısızlığına sinirlenen yeniçeri yatağanıyla onu korkutmak üzere bir hamle yapar. Ancak karşısında o ana kadar sessizce oturmuş olan dervişi ve kılıcını bulur. Asıl şimdi kendilerini bir oyunun içerisinde bulurlar.
Karşılarındaki bu köylü genç kimdir? Artık bu oyun Satranc-ı Rumi dedikleri oyunun ta kendisidir. Piyade, Âlim, Sipahi, Vezir, Şah, Ruh ve Casus... Onlar bu kasvetli gecede Genç Osman'ın ölümünün ardındaki sırları eşeledikçe hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaklar.

Oyunun sonunda ise ellerinde sadece bir şah ve bir ruh kalacak... Osmanlı tarihinin en trajik olaylarından birini anlatan Yedi Kule yiten bir adalet duygusu arayışını her satırında incelikli bir kurguyla işliyor. Erdal Küçükyalçın'dan tarihin saklı kalmış yüzünü açığa çıkartan, dinmeyen bir merak ve heyecan kasırgasının romanı..
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Zeliha Akkaymak
  • Ela GÜRSES
  • Güzide karakaya
  • Ece KAYA
  • Hüseyin Akdoğan
  • Barış Büyük
  • Ibrahim Afacan
  • Eve
  • Gül papatya
  • DERYA...

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (3)
9
%12.5 (1)
8
%37.5 (3)
7
%12.5 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0