Ne olursam olayım ama şu tutsaklıktan kurtulayım ,kendi kalbimden ve kendi tenimden ibaret kalayım .
Ama baktı Züleyha ve anladı.
Tutsaklık nereye gitse Züleyha'nın kalbinde taşınacaktı. Züleyha tutsak değil , tutsaklık Züleyha'ydı.
Bundan sonra dedi Züleyha,nasıl eskisi gibi konuşur, eskisi gibi güler ağlarım? Nasıl aynı ağaç olur artık aynı olmayan ağaç ,benim kalbimin üzerinden Yûsuf geçmişken ? Nasıl eskisi gibi görünür evren gözüme hiçbir vasfı artık eski vasıflarının hiçbirine benzemiyorken?