İbn Büceyr (r.a.) anlatıyor: «Bir gün Peygamber Efendimiz çok acıkmış, (yiyecek bir şey bulamadığından) bir taş alıp karnına koymuş, sonra şöyle buyurmuştu:
---Dikkat ediniz! Nice nefisler vardır ki dünyada yiyip ni'metler içinde yüzerlerken kıyamet günü aç ve çıplak kalacaklar! İyi dinleyiniz! Nefislerine iyilik yapan pek çokları, gerçekte nefislerine ihanet etmektedirler. Kulak veriniz! Öz canlarını hakir gören bir çokları da aslında kendilerine iyilik yapmaktadırlar.
Peygamber Efendimiz öyle çetin bir vasatta gönderilmişti ki öteki peygamberlerin hiç birisi o derece ağır bir ortamda gönderilmemişlerdi. Koyu bir dinsizlik ve câhiliyetin hüküm sürdüğü, insanların putlara tapmaktan daha üstün din tanımadıkları bir dönemde gönderilmişti. Hak ile bâtılı ayıran Furkan'ı getirmiş, baba ile oğulu birbirinden ayırmıştı. Öyle ki Allahü Teâla'nın kalbinin kilidini iman için açmış olduğu bir adam babasını, oğlunu yahut kardeşini görüyor, onun cehenneme girip helake sürükleneceğini biliyordu. En yakınının ateşe atılacağını bildiği için de yüzü gülmüyordu.
...
- Allah Resulü zamanında yaşasaydım diye temennide bulunmayınız!