İnsan, özgür iradesiyle ister, Allah onun irade ettiğini halk eder. Kader, ancak, o eylem sonuçlanınca belirmiş olur. Yoksa onun, önceden ne olacağı belli değildir. Onun ne olacağı, nasıl tecelli edeceği belli olmadığı için de, insan iradesi, hayrı ve şerri seçme noktasında tümüyle muhayyer bırakılmıştır.
Mazide bıraktığımız her an, insanın geçmiş bir mukadderatı olurken, ilerde yaşanacak olanlar da, mazide bırakılmış olan yaşantının bağrında barındırılmış olmaktadır. Ve insan, oluşmuş bulunan kaderde, kendi iradesi ve kararı oranında sorumluluk sahibi olarak belirmektedir.