Gençay

İstanbul'u Fatih'in gözünden görmek!
Hiç düşündünüz mü İstanbul'un anlamını? Görmek ister miydiniz Fatih'in gözünden İstanbul'u? Asya'dan bakarken gözlerinin içi nasıl parlıyor, ne düşünüyordu? Sevgiliye bakar gibi, gerçek aşkı görür gibi, Ab-ı hayat suyunu görmüşcesine, şehadete susamış bir mehmet gibi. İstediği bir kuru toprak parçası mıydı sadece? Fatih'in gözünden bakmak gerek. Hangimiz, hangi dava için bu bakışı attık? Sultanlar sultanı, Sultan-ı Enbiya'nın bir sözüne mazhar olabilmek için yürüdü. Toplar döktürdü, gemileri karadan yürüttü. Fatih, Fatih oldu. O artık yaşadığı dönemde, dünya üzerindeki en kudretli insan oldu. O kudretini, tevâzu dolu bir kölelik ilan etti. O artık İstanbul'u değil manayı keşfetti. O manaya olan sevgisini şu sözlerle itiraf etti: Seni görmediğim vahalar bedevilerin olsun. Ben senin çölünü isterim, suyu istemem. Ben gönüllü bir köleyim, kulağımda küpem. Kalbini fethedecekse geçerim bin Sina'yı birden. Ben Sultan Fatihim, önündeyim İstanbul'un. Yakarım bu şehri bir tebessümün için. Yoksa gül yüzünü güldürmeyen sultanlığı istemem, İstanbul'u istemem. Ben senin ümmetinim, sensin benim efendim. Senden gayrı efendi istemem. sevgili istemem.
Tarih
Gençay
'İstemem' şiiri: youtu.be/t9D18bxmxdU
Reklam
Allah Rasulüne Yapılan Büyü
Arabistan'daki Yahudiler arasında her nesil büyücülüğü bilen birkaç kişi olurdu. Bunlardan birisi bu karanlık ilmin kaybolmasını istemeyerek kızlarına da öğreten Lebid adında bir Yahudi idi. Lebid, Peygamber s.a.v'e öldürücü bir büyü yapması için büyük bir rüşvet almıştı. Bunun için onun bir tutam saçına ihtiyacı vardı. Bunu kızlarından biri, masum bir kişiyi kullanarak elde etti. Lebid saça on bir düğüm attı; kızları da her düğüme bir şeyler okuyup üflediler. Ardından hurma filizine bağlayıp derin bir kuyuya attılar. Büyü ancak düğümlerin açılmasıyla çözülebilirdi. Peygamber aleyhisselam kısa bir süre sonra bir şeylerin kötüye gittiğini anladı. Hafızası zayıflıyor, yapmadığı şeyleri yapmış gibi hayal ediyor, günde güne zayıflıyor ve yemek yemeye dahi takati kalmıyordu. Kendini iyileştirmesi için Allah'a dua ediyordu. Uykusunda biri başında, diğeri ayağında iki kişinin oturduğunu fark ediyordu. Peygamber aleyhisselam onlardan birinin diğerine onun hastalığının sebebini anlattığını ve kuyunun adını verdiğini duydu. Uyandığında rivayet odur ki Cebrail aleyhisselam geldi ve rüyasını doğrulayarak biri beş, diğeri altı ayetten oluşan iki sure getirdi. Peygamber aleyhisselam Hz. Ali'yi bu sureleri okuması için kuyuya gönderdi. Her ayette düğümün biri çözüldü ve hepsi çözüldüğünde Peygamber aleyhisselam hem bedenen hem de manen iyileşmişti. Bu surelerden birisi Nas, diğeri Felak Suresi idi.
Sayfa 375 - İnsan Yayınları·Kitabı okudu
Din
Gençay
Yarattığı şeylerin şerrinden, Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen kadınların şerrinden, ve hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden Sabahın Rabbine sağınırım. (Felak Suresi)