Mucize sahibi

Mucize sahibi
@Mucizegunlugum
Biraz edebiyat, biraz film, biraz mucize kısacası hayat... 'Bir geldik bir gidiyoruz,gerisi hikaye..' Mucizegunlugum.art.blog Instagram:mucize_gunlugum
Günlerin Bin Yıllık Mezarı
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2025 00:00
Bellek bazen bir pusulaya benzer; yönü göstermez ama kaybolduğumuzu fark ettirir. Fatih Kutlubay’ın Günler’in Bin Yıllık Mezarı adlı romanı da tam olarak bu kaybolmuşluk duygusunu merkeze alıyor. Ne bütünüyle bir yol hikâyesi, ne de alışıldık bir kimlik arayışı. Kutlubay, zaman, bellek ve kimlik ekseninde katmanlı bir anlatı örüyor. Okurunu yalnızca bir karakterin zihinsel çözülüşüne değil, aynı zamanda kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa çağırıyor. Roman, yalnızca bir hafıza yitiminin değil; geçmişe tutunmanın, hatırlamanın ne kadar kırılgan, ne kadar belirsiz bir eylem olduğunun da hikâyesi.
Günlerin Bin Yıllık MezarıM. Fatih Kutlubay · Ketebe Yayınevi · 202540 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 22:10
Minnet duygularımı harekete geçiren ve farkındalık kazandıran bir kitaptı 'Sessizliğin sesi'. Kitabın kapağında da yazdığı üzere işitme engelli olmayan bir çocuğun işitme engelli ebeveynleri ile yaşadığı duygu yüklü gerçek bir hayat hikayesi okudum. Gayet samimi, anlaşılır sizi içine çekebilecek ve en önemlisi de sağlık nimetinin ne kadar önemli bir nimet olduğunu gösteren bu kitabı herkes okumalı diye düşünüyorum...Tavsiye edilir
Sessizliğin SesiMyron Uhlberg · Beyaz Balina Yayınları · 2020726 okunma
Muhakkak okumalı...
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2020 64. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2020 21:24
Öncelikle kitabı okurken Sabahattin Ali'nin zekasına, üslubuna hayran kaldığımı söylemek isterim. Hem kurguyu hem olay örgüsünü hem karakterlerin psikoanalizlerini böylesine güzel anlatan çok az bulunur..Vermek istediği mesaj olsun, karakterleri anlatışı olsun ,olaylar arası, karakterler arası duygu geçişlerinin pürüzsüzlüğü olsun hepsi harikulade idi... . Her Sabahattin Ali okuyuşumda içimi bir hüzün kaplayıp, bitirdiğimde ise düşünceler denizine dalmam galiba bir gelenek oldu.Hayatıma, bakış açıma çok ama çok şeyler kattı, katmaya da devam ediyor... Böyle bir insan, böyle bir yazar İyi ki bu dünyadan geçmiş İyi ki...Herkesin onun kitaplarını okuyup kendine, hayatına pay çıkartması lazım... . Toplumu ve insanı sorguladığı, sıradan olaylar hakkında derin incelemeleri olan film tadında bu eseri okumanızı şiddetle tavsiye ederim...
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
8/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2020 62. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2020 16:30
ilk defa İhsan Oktay Anar okudum ve yazarın üslubunu kitabın kurgusunu çok beğendim ta ilk sayfalardan ustalığı kendini belli ediyordu bir Osmanlı polisiyesi bir tarihi roman ya da fantastik tarihi roman diyebiliriz kitap için çünkü olaylar düşler üzerine kurulu kısacası spoiler vermeden konusu şöyle ki uzun İhsan efendi oğlu bünyamin'e bir kitap verir ve onu düşlerine misafir eder gelelim en önemli detaylara kitabın içeriği çok zengin her mekandan her insandan vardı kitapta ama dezavantaj olarak karakterlerin psikolojik tahlillerine pek yer verilmemesiydi.onun haricinde dili oldukça akıcı yabancı kelimeler olmasına rağmen cümlenin anlamından çok rahat çıkartabilecek anlaşılır bir kitapti en güzeli de olaylar arasındaki bağlantılar çok kuvvetli olduğundan olaylardan hiç kopmuyorsunuz hatta kopamıyorsunuz desek yanlış olmaz her bir satırı bir sonraki satırı merak ettiriyor zevk içinde okunabilecek bir kitap tarihe maceraya fantastik ögelere alışkın olanların zevkle okuyacağı doyurucu bir zaman olmuş kısacası keyifli okumalar kitapla kalın bir kitap daha zihin haritama gider:))
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
8/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2020 47. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2020 17:57
Kitap, neredeyse girdiğim her ortamda o kadar adından söz ettirdi ki ister istemez bir merak uyandırdı bende. Normalde popüler kitaplara karşı nedenini bilmediğim bir önyargım vardır - belki de bu önyargının belini kırmak lazım:))- okumak istemem ama bu kitap için aynı şeyi söyleyemem gerek olay örgüsü gerek dokunduğu toplumsal konular olsun gayet dokunaklı bir roman okudum bazı yerlerinde yazarın olaylara objektif bakamadığını düşünsem de genel itibariyle beğendim ve gönül rahatlığıyla da tavsiye ederim.Kitabın konusuna gelecek olursam kısacası, hayatında binbir sorunla uğraşmaya çalışan bir kadının Amerika'dan kısa süreliğine gelen bir profesörün ardından yaşadığı inanılmaz değişimini anlatır. Konusunu bu kadar kısa geçmemin maksadı sizlerin de okuyup görmenizi istemem çünkü ben burada size açık açık anlatsam o duyguyu o yaşananları yalın, kuru bir şekilde anlatacağım o yüzden okuyup görmek yaşananları daha da iyi hissettirecektir zihninizde ve kalbinizdeBu kitaptan her şeye rağmen beklemenin,sabretmenin insanı bir o kadar yoran, bir o kadar da felaha erdiren birşey olduğunu bir kere daha gördüm. Ondan sonra bilmediğim tarihi olaylar struma mavi alay ve daha nicelerini öğrenmiş oldum atalarımızın ne acılar çektiğini ne hüzünlere gark bırakıldığını bir kere daha görmüş oldum. İnsanların diline dinine ırkına karışmak onları bu yüzden yargılamak hiç kimsenin görevi değildir her şeyden önemlisi bence bunu çok iyi anlatmış Zülfü Livaneli kitaptan belki de benim çıkardığım en büyük ders budur. Zaten yaşananların temeli de aslında bu konu üzerinde dönüyor.Okumayı düşünenler ve okumak isteyenler için zevkli bir serüven olacağını düşünüyorum şimdiden iyi okumalar diliyorum...
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma