İşte sen böylesin, küçük adam. Kepçelemeyi ve tüketmeyi,
kaşıklamayı ve işkembeye indirmeyi çok iyi beceriyorsun, ama
sen yaratamazsın. Ve bu yüzden, bulunduğun yerde sen neysen
osun, yaşamın boyunca kuru büroda ya da hesap makinesinin
ya da çizim sehpasının başında ya da evliliğin deli gömleği
içinde ya da okulda çocuklardan nefret eden bir öğretmen. Bir
gelişmen yok, yeni bir düşünce olanağın yok, çünkü sen hep
aldın ve hiç vermedin, sen yalnızca, bir başkasının tastamam
hazırlayıp önüne koyduğunu kaşıkladın.