“Sevgili Dost,
Birileri tarafından sürekli izlendiğini düşünmek bir delilik belirtisidir de biri tarafından izlenildiğini düşünmemek neyin belirtisidir?
Sevgili Dost,
Allah her şeyi bilir.”
“Bir postacının elinden mi, yoksa posta kutusundan mı alacaksın mektubumu bilmiyorum. Birazdan takılacaksın satırlarıma. "Bana mı?" diyeceksin. Evet sana ey dost! Sana söyleyeceklerim var. Kelimeler, karınca yuvası gibi kaynıyor zihnimde. İçlerinden biri kâğıda düşüyor, yedi harfli: DOSTLUK.
"Bir dostluk kaldı!" diye bağırıyor pazarcı, tezgâhındaki meyveler için. “Bir dostluk kaldı!" Bir dosta yetecek kadar, demek istiyor. Az kaldı, demek istiyor. Ben önce bu cümleyi, "Dayanacak, bir dostluk kaldı," diye anlıyorum. Sonra, "Bir dostluk kaldı mı?" diye soruyorum. Pazarcı, “Bir dostluk kaldı!" diye bağırıyor.”