"içimde söylemek istediğim çok şey var. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryad ediyor. Hissediyorum ama anlatamıyorum..."
Ve karmakarışık bir tartışma başlamıştı :
"Kanun nazarında haksızdırlar elbette!"
"Partimizin menfaati nazarında?"
"Evet ama, memleketteki hukuk nizamına göre ... "
"Canım, bırak bu türlü konuşmaları . Hukuk mukuk, hak,
mak ... Eski Serbestçiler kütle halinde firkamıza girdiler mi?"
"Girdiler. "
"Fırkamız, bilhassa genel merkez nezdinde bir muvaffakiyet
mi bu? "
"Orası öyle ... "
"Öyleyse, bize muvaffakiyet temin edenler, başımızın tacı !"
"Yani?"
"Yani, bırak hukuk arkadan gelsin!"
İnsandan önce topraklar vardı,
Sert rüzgarlar,
Tohum.
İnsandan sonra rahatı kaftı sert rüzgarın, tohumun,
bereketli toprakların!
Pay pay oldu topraklar,
Ev ev bo'lündü dünya,
Kana bulandı topraklar,
Kardeş sofraları bozuldu.