İnönü şöyle diyor Atatürk'e, "Gazeteciler dedikodu yapıyorlar. Bu memleketi daha ne kadar on bir sarhoş idare edecek" diyorlar. Atatürk söyle cevap veriyor: "Pardon?" diyor, "on bir sarhoş mu? Halt etmişler. Bu memleketi sadece bir sarhoş idare ediyor," diyor.
Herkes üniversite mezunu olamaz, olmamalı. Neden mi üniversite mezunu olmak istiyorlar? Bir şirkete veya devlet işine girsin, kendi bir şey yapmasın, teşebbüste bulunmasın, garanti maaşını alsın, hiçbir risk almasin.Bu Osmanlı'dan kalan en feci miras.
Moskova'da Ali Fuat Cebesoy yeni Türk Devleti'nin komünist olacağı beklentisini taşıyan Lenini gayet iyi idare ediyordu. Mustafa Kemalde bu beklentiyi yönetmeyiçok iyi becermişti.
Son döneminde kendisinden rahatsız olan Osmanlı, yanlızca şehirli kesimiyle değil köylüsüyle de bu rahatsızlığı yansıtıyordu. Köylünün rahatsızlığını, askere çağrıldığında askerden kaçmasından izleyebiliriz. Artık devletine inancını kaybettiğinden, devletin "yap" dediği bir şeyi yapmak istemiyor, devleti aldatmayı çabalıyor, vergisini vermemeye, çocuğunu askere göndermemeye çalışıyordu. Rahat olamadığını bu şekilde belirtiyordu, bunu başka türlü ifade edecek bir imkânı da yoktu, çünkü bilgisi ve görgüsü ancak böyle bir tepkiye imkân veriyordu.