Muhabbet ise, sevdiğin şey, ya seni tanımaz, Allah'a ısmarladik demeyip
gider, gençliğin ve malın gibi; ya muhabbetin için seni tahkir eder. Görmüyor musun ki, mecazi aşklarda yüzde doksan dokuzu maşukundan şikâyet eder. Çünkü, Samed ayinesi olan bâtın-ı kalb ile, sanem-misal dünyevi mahbublara perestiş etmek, o mahbubların nazarında sakildir ve istiskal eder,reddeder. Zira fıtrat, fitrîi ve lâyik olmayan şeyi reddeder, atar. (Şehvani sev-
mekler, bahsimizden hariçtir.) Demek, sevdiğin şeyler ya seni tanımyor, ya
seni tahkir ediyor, ya sana refakat etmiyor, senin rağmına müfarakat ediyor.
Madem öyledir, bu havf ve muhabbeti, öyle birisine tevcih et ki, senin hav-
fin lezzetli bir tezellül olsun, muhabbetin zilletsiz bir saadet olsun