Nedir bu anlayışsızlık? Artık var bir şeyi anlamaz anladığım zaman hemen döner değil mi? Ama günümüzde var ya yanlışlar artık var ya üzerinde ısrar edile edile, edile edile, edile edile artık itikat boyutuna ulaştı. Arık bir ilke olarak telakki ediliyor. Bu ne getirir ne götürür. Abdülhalik Gücdüvani'nin (Kuddise Sirruhu) ağzıyla söyleyecek olursak bu insanların peki imandan mahrum olarak ahirete gitmelerinden korkulur, diyor. Bak iş nereye vuruyor görüyor musunuz? Bütün mesele peki şu dünyadan Müslüman olarak Mümin olarak göçüp Allah'a gitmek değil mi?
(Geldi Ramazan ayı. Ey ay yüzlü yar/Oruçlu ol ve az uyu. Ta ki, kalbin görür olsun./ Karnın boş olsun ki, hâl ehli olasın. Ney ol da saf ruhu bul./Ney gibi kanından dol. Tatlı şeylerle zevk et./Bu karın nehrinden her yıl killer temizlenmeli./Ki, gönülün hayat pinarı ten toprağını diriltsin./Oruçla bedeni ve ruhu, Ekmekten uzak dur./Ki, vücuduna ruhanî mey dolsun ve her zerren onunla mest olsun./Bu anları unutma. İç, bu, ruhanî meydir. İç de seller gibi coş. Ta kalbin derya oluncayadek iç./Açlık her uyanık gönlün azığı olan Hakk yemeğidir./Onu, aşktan divane olan kuluna şah verdi./Hakkı, gece gündüz daima uyanık ve oruçlu ol./Aşkla dol ve kendinden geç. Şekli bırak, mânayı bul.)