Kitapta; bir pazartesi günü , namus sebebiyle işlenen bir cinayet merkeze alınıyor. Kitap, benim için akıcı başladı fakat henüz kitabın başında açıklanan cinayet olayının, kitabın geri kalanında en küçük ayrıntılarıyla anlatılması, kitabı bir müddet sonra benim için sıkıcı hale getirdi. Bu durum kitabın geriye kalan sayfalarına olan merakımı azalttı.
“ Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar,
Bir gülüşün, içimde binlerce lamba yakar.
Bir kurtuluştur o an, çağrılsa senin adın.
Sesin ne kadar sıcak, sesin ne kadar yakın.
Tabiat, bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi.
Yüzüme kar yağıyor, sanki elinmiş gibi.”