Hiçbir şeyin gizlenmediği bir sohbetin nasıl olacağını merak ediyorsunuz ya, bence cehennemden farksız olurdu. İnsanın kendisini bir başkasına açması ihanete davetiye çıkarmaktır,ihanette insana hasta eder öyle değil mi?
Olumlu duygulara dair her ifadeyi bir güç gösterisi gibi algılıyor. İlginç bir düşünce: ona yakınlaşmayı imkansız kılıyor. Başka bir yerde, sırlarımızı bilen ve duygu dolu anlarımıza şahit olan kişilere karşı nefret besleriz, diye yazmış. O anda istediğimiz şey anlayışlı değil, duygularımızın hakimiyetini yeniden ele almaktır.
Her şeyin derin olduğunu düşünmek kötü bir özellik. İnsanın sürekli olarak gözlerini kısmasına neden oluyor, sonunda da isteyebileceğinden daha fazlasını buluyor insan.
Nasıl ki kemikler, et parçaları, bağırsaklar ve kan damarlari derinin altına gömülü olduğu için insan görüntüsü çekilir bir hal alıyorsa ruhun heyecanları ve tutkuları da aynı şekilde hiçliğe gömülüdür; hiçlik, ruhun derisidir.