Bizde Batı'nın kalkınma formülleri sökmez. Birileri, "Halka toprak dağıtın, bak o nasıl çalışır!" diye yumurtlamadan önce, halka çalışmak isteyip istemediğini sorsaydı hapı yutmuştu . Bu konudaki atasözlerimize bir bakın ve ona göre hüküm verin:
" İş aptalları sever."
" İş kurt değildir, dağa kaçmaz."
" Aptallar çalışır, akıllılar yer."
Kadının direksiyonda ve halkımızın demokratik yönetimde ne yapacağını önceden kestiremezsiniz. Sürücü hanım sağa döneceği işaretini verdikten sonra sola döner ve hiç belli olmaz, durur geri geri gider. O, tehlikeyi hissetmez, çünkü canı öyle istemiştir. Özetle halkımızın dediği gibi: " Araba kullanan bir kadının, elinde bomba bulunan bir maymundan hiçbir farkı yoktur." Maymunun bombayı nerede atacağını hiç kimse önceden bilemez.
Parlementoya da dokunmayalım. Dokunmayalım, ama ondan da ulusal bütçemize gelir sağlayalım. Yeni bir parlamento binasına hiç gereksinim yok. Bir sirk binası tutar, meclis oturumlarını orada yaparsınız. Oturumu izlemek isteyen halka parayla bilet satarsınız. Soytarıları var, kavga sahası var, böyle eğlenceli bir sirki kim kaçırmak ister?
Halk ile yönetim arasında Kremlin duvarlarının bulunması, halkı yönetimin şerrinden koruyor. Halk, tek onlar orada yaşasınlar da bize bulaşmasınlar, biz onları doyururuz, diyor.
Kanımca Rusya'yı iyi yönetmek için hırsızlığın yasalaştırılması gerek. Böylece hem halk, hem yönetim, biri altta biri yukarıda çalarak özerkliklerini ilan etmiş olurlar.