O benim her sabahki uyanma sebebimdir. Uyumadan önce son şeyim, uyandığımda zamanki ilk şeyim. Eğer yaşıyorsam, onu bulma arzusudur beni hayatta tutan…
Kitap ilk önce 1609 yılında Sultan Ahmet döneminden başlıyor. Sultan Ahmet ve vezirleri SultanAhmet camisinin yapılmasını ve önemini anlatan konuşmalar geçiyor. Ve temel atma sırasında kalabalık içinde bir adam aceleyle altın kazmayı taşıyordu ve bir an bir kadınla göz göze gelir. Bu kadın yıllar önce kaybettiği aşığıdır.
- Sonra kitap 20 yıl geriye gidip 1589 yılında Kırım da yaşayan Müslüman erkek Yunus bahşi ile papaz kızı kaknusia arasında geçmeye başlıyor. Bu iki genç birbirine aşıklar , kızın babası papaz ve kızını Müslüman çocuğa vermiyor. Kız babasının kendisini hristiyan birine vereceğini Bahşıya söylüyor. Bahşı ve kız birlikte kaçıyorlar ve bir imama nikah kıydırıyorlar. Nikah kıyıldıktan sonra bu iki genç dağlara çıkıp orada saklanıyorlar. Papaz baba da onları aramaya başlıyor önce imamı bulup dağlarda olduklarını öğreniyor. Gençleri bulmak içinde dağlarda yaşayan adamları para ile tutuyor. Dağda yaşayan adamlar gençleri bulup kızı alıyorlar. Bahşı da kız papazın yanına götürecekler diye kızın babasının yanına geliyor fakat adamlar kızı getirmediğini öğreniyorlar.
- Bahşi ve papaz kızı aramaya çıkıyorlar ve kızın esir ticareti ile uğraşan kişilerin eline düştüğünü öğreniyor. Bahşı gidip limanda bekliyor ve kızın bir gemide olduğunu haberini alıyor. Kırım şubasına gidiyor ve yardım istiyor. Kırım şubaşı da bir yazı yazarak bunu kethüdaya vermesini ve gerekli masrafların Kırım hanlığı tarafından karşılanacağını söylüyor. Bahşı mektupla birlikte limana gidiyor ki gemi hareket etmiş gidiyor ve bir yolunu bulup sandal ile gemiye çıkıp orada aşçıbaşı olarak işe başlıyor. Gemi ile araştırmalar yapıp orada güvenlikle ilgili sorumlu Dede lakaplı Türk biri olduğunu öğreniyor. Bir yolunu bulup Dedeyi bulup durumu anlatıyor ve mektubu veriyor. Dede de ona yardımcı