Muhlise Çetkin

Muhlise Çetkin
@Muhlissee
رب زدني علما و ايمانا Ey Rabbim!İlmimi ve imanımı arttır. Aşk-ı Coğrafya
Dostlar, arkadaşlar bazen bir suskunluk için bile yeterliydi sanırım. Seni dünya üzerinde tek başına yankılanan boş bir ev gibi bırakıp gittiğimi unutmadım. Gözün kaderi görmek,kalbin kaderi yanmaktir evladım, göz elli kişide kalp birinde kalır. Kalbinde derin bir çizikle gezenin, günün birinde her ne pahasına olursa olsun yaranın müsebbibini affetmesi kadar kederli ve ağır bir şey yoktur dünyada. Hoşça kal çapakçur,seni de gördüm son kez! Şu başım oldukça unutmam seni Ben yarsızım deyu yanıp ağlama.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Benim mükafatımı vermek ancak Allah'a aittir. Yunus suresi 72. Ayet Doğru yolda olan ve sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyunuz. Yasin suresi Maddesini ele geçirenler, manasını da mahkum edebileceklerini sandılar. İmanın hakikatine varmış bir mü'mini,hakikat-ı kâinat alkışlıyor...
Evrenin düzen ve dengesini bozucu nitelikteki her türlü müdahale,ifrat ve tefrit kötüdür. Evren ile uyum konusunda olumsuz bir tavır takınabilecek tek varlık;akıl,irade ve kudret donanımına sahip olan insandır. İnsanda iyi eylemler bilinçli ve iradi olarak gerçekleşmediği zaman ahlâk konusu olmaz. Dini ve ahlâki mükellefiyetin varlığı ve anlamlılığı ancak insana verilen özgür irade ile mümkün ve anlaşılabilir olmaktadır. İradenin üzerinde bir baskı ve zorlama olursa,irade anlamını yitirir.Irade sahibi olmayan bir varlık gerçek anlamda ne fail,ne de yaratıcı olabilir. İnsanınn teklife muhatap olması,dolayısı ile bu dünyada özne olması,sahip olduğu irade ile mümkündür. Bilgi ve ahlak birbirinden ayrı düşünülemez. İnsan,çevresindeki olasılıklardan birini tercih ederken bir bilgiye dayanmak durumundadır. Ancak o zaman gerçekleştirdiği eylem anlam kazanır. Göklerin ve yerlerin kaçındığı emaneti yükleme sorumluluğunu kabul eden insanın,Allah'ın kendisinden gerçekleştirmesini beklediği sorumlulukların neler olduğunu bilmesi ile teklif anlamli ve tutarlı olur. Allah'ın mükellef tuttuğu insanın ilahi muradı bilmesinin olanaklı olmaması düşünülemez.Insanlar hakkında verilen hükümler,aslında o kişinin ahlâki davranışları hakkında verilmiş hükümlerdir. İnsan,Allah'ın potansiyel olarak kendisine vermiş olduğu kudret ile istediği eylemi gerçekleştirme  imkânı elde etmektedir. Eyleme iyi ya da kötü değeri kazandıran yönün bilinmesi ancak düşünmeyle olur. Bir eylemin kazanacağı değer açısından yönü bilindiğinde, verilecek değer hükmü,içerisinde aynı yönün bulunduğu her eylem için geçeridir. Her eylem, gerçekleştigi vecih,sebep üzerine değer kazanır.
Ben, Aişe... Muhammed'in Aişe'siyim... ...... ''Sen bana rüyamda gösterilmiştin....'' Resulallah (s) , böyle demişti bana.... ..... Ben, Aişe... Ben, O'nun (s) rüyasıydım... O (s) ise benim hem gecem hem gündüzüm hem rüyam hem de uyanıklığımdır. ...... Merhameti sınırsız Allah, beni O'nun (s) içine koydu.... İç, benim.... İçeride olan benim.... Dışarısı kalmadı... ...... İçimde durmak bilmeyen depremi durduran dağımdı O (s) benim. Karanlık gecede yolumu bulduran. Konuşmasıysa yağmurumdu. Hayat verirdi O'ndan bana ulaşan her kelime. ........ Dünyanın en yüksek ağacıydı O (s) Küçük bir serçe gibi dalları arasında cıvıl cıvıl uçardım. O'ndan sonraysa kanatlarım kırıldı benim. Hep ağacımı özleyip durdum... .... Ve sorardm O'na beni sever misin? Evet... Beni ne kadar seversin? İpeklere atılan düğümler gibi... Nasıl... Kördüğüm gibi...
......بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَا أَبتِ إِنِّي رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِي سَاجِدِينَ Hani Yûsuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyamda) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde ediyorlardı." demişti. Yusuf/4 ''Oku!''yan kendini okur, kendine dokunur,kendini yeni baştan dokur. ''Uyanın, uyanın!'' der bize  Yusuf ''Siz de Yusuf'sunuz. Siz de sonra gelenlerin okuduğu bir kıssa olacaksınız.  Şimdi ibret alansınız ; sonra ibret alınan olacaksınız. '' -Dünyadan da geriye kalacak, sadece bir 'dün' hasreti , bir 'ya' esefi : ''Dün ya!'' ''يَٰٓأَسَفَىٰ عَلَىٰ يُوسُفَ ''     84/Yusufun üzerindeki keder''  Yusuf''   ''Ey nefsim, ey gamım,ey kederim,ey derdim , ey tasamm...'' anlamına gelen ''Ya esefa'' Yusuf'a isim olara seçilmiştir. -Rüyalarını anlattığın son uyanıklıktır dünya , ama kendini uyanık sandığın bir rüya bu dünya.  En derin rüya. Rüya olduğunu göremediğin rüya. Uyanıklığı ölümle başlayacak bir rüya. ''Bu çağ''ın ezici çoğunluğu, hatayı 'moda' diye süsler. Bu çağın karşı konulmaz kalabalığı yanlışları onaylayarak vicdanları susturur. Çoğunluğa güvendirerek günaha cesaretlendirir , çirkinliği güzel gösterir, utanmayı elden alır.  ''Bak herkes yapıyor...'' diye kurulur tuzaklar. Kalabalık  olmak , haklı olmak sayılır. EYVAH!!! -Yalan söyleyenlerin kaybı , söylediklerinin yalan olması değildir sadece , doğruyu söyleyenler olduklarında da 'yalan söyleyen' sanılmalarıdır. -Şehvetin hedefi olan her kadın ve erkeğin Züleyha'nın el uzatacağı bir gömleği vardır: Şimdi ve daima... -İnsanin dünya rüyasına aldanışı : Elini kesiyor sonsuzluktan ama hiç yanmıyor canı. Kaybediyor ebediyen ama hiç ağlamıyor. Ne tatlı ! Aldanış bu ! Aldanışın tatlılığı,