Hiçbir zaman bir ağaç olamayacaktı elbet, bir bulut, bir dalga da olamayacaktı. Yine de tüm damarlarından bir şeylerin uysal bir sıcaklık gibi, özlem dolu bir güç gibi ağır ağır aktığını, fısıldadığını hissediyordu, sanki rüzgârın, suyun, gün ışığının ve yeryüzünün tüm mucizelerinin yaptığını yapabilecekmiş gibi - ve kendini bütün bunlarla gizliden gizliye akrabaymış gibi hissetti.
Kendisine öğüt verenleri hiç sevmezdi, sonradan görmelere yüz vermezdi ve herhangi biri onunla dalga geçmeye ya da sonradan görmenin biri ona öğüt vermeye kalksa onu yerin dibine sokup meseleyi kapatırdı
Sayfa 92 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor