Kurtuluş Savaşını bizzat gözlemlemiş bir yazar olan Yakup Kadri'nin bu eseri hem içeriği hem de dil kullanımı açısından dikkate değerdir. Yakup Kadri'nin Türkçeyi kullanma konusundaki maharetini söylemeye bile gerek yok. Beni asıl etkileyen öykülerin sert ve sarsıcı gerçekliği oldu. Tedkik- i Mezalim komisyonundaki görevi icabı Batı Anadolu'yu dolaşmış olan yazar savaşı ve onun perde arkasını titizlikle yansıtmış.Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm "Milli Savaş Hikâyeleri" ikinci bölüm ise "Karışık Hikâyeler" ismini taşıyor.Bence asıl vurucu öyküleri - daha doğrusu tarihî bir vesika niteliği olan öyküler- ilk bölümde yer alıyor. "On Dört Yaşında Bir Adam ve Ceviz" isimli öyküleri en beğendiğim öyküleri oldu. İstiklal mücadelesinin yoksullukla örülü perde arkasını anlamak için mutlaka okunmalı diye düşünüyorum.
... Çiçek meraklısısınız; fakat bir paranız yok değil mi? Ne kadar uğraşsanız topraktan istediğiniz renkte, kokuda bir çiçek alamayacağınıza emin olun... Babasınız, çocuklarınız var, paranız yok değil mi? Evlâtlarınız âhir ömrünüzde size bir fecî yaprak dökümü manzarası seyrettirmekten gayri saadet vermezler.
... Mektepte her gün beş altı nöbet de dayak olurdu. Bu lâzımdı. Tokmak vurmadan kazık çakmak nasıl imkânsızsa, sopa vurmadan çocukların kafasına ilim ve edep sokmak da öyle imkânsızdı.