Bu eser yazarın dördüncü eseridir; ilk eseri Dut Ağacının Altında , ikinci eseri Gülfeza ve üçüncü eseri Virga Yağışları Aşkın Yolculuğu , şimdi ise Güneşi Sırtlayan Çocuk ile kitapseverlerin huzurunda.
Kendal'ın hikayesine şahit olacaksınız. Yazar önceki eserlerinde olduğu gibi bir çok doğal manzara sunuyor. Fakat diğer eserlerinden farklı olarak manzarlara dalmak yerine anlatıma aksiyon katmış bulunuyor. Bu aksiyon sürükleyiciliği peşi sıra getiriyor haliyle. Ve kesinlikle diğer eserlerinden en büyük fark; iki açıdan anlatım biçimidir. Birinci açı Kendal'ın geçmişte yaşadığı serüveni -ki hikayenin kendisi bu- diğeri de şu anki zaman; günümüz. Bu tür iki açılı anlatımlar edebiyatta mevcut. Yazar bu yöntemi ustaca kullanmış ve kitap ne ara bitti diye söylenebilirsiniz.
Bu benim esere edebi bakış açımdı. Duygularımı söyleyecek olursam; sonraki sayfada ne var, kahramanımıza veya diğerlerinden birine ne olacak, ne yapacak sorularıyla çeviriyorken bir yandan da kitabın havasına uyum sağladığımdan ve hikaye insanı içine çektiğinden bitmesin istiyordum. Ama maalesef bitti ve kelimelerle cümleler evlerine döndüler, yatışa geçtiler.
Burası da özel yorumum: Eserin yazarı süt kardeşimin ( Aimée ) değerli eşi olup kalemine sonuna dek güvendiğim bir yazardır ( Abdurrahman Seyhan ). Kesinlikle bu eseri de okuyup bir çırpıda bitirilebilecek ve tadı damakta kalacak güzel bir eserdir.
Okuyun, okutun.
Hiçliğin ortasında başlıyor hikaye. Yolculukla devam ediyor ve hep yolculuk vardır, çok anlamlıdır bu hâl.
Abdurrahman Seyhan 'ın Virga Yağışları Aşkın Yolculuğu kitabı, yazarın 3. kitabı olup bana göre 3 kitabı içinde en iyisi.
Yazarın ilk eseri Dut Ağacının Altında , ikinci eseri Gülfeza ve şimdi üçüncü eser olan Virga Yağışları Aşkın Yolculuğu ile karşımızda. Her üç kitapta da bir "yolculuk" halinin hakim olduğunu görmekteyiz. Bu çok manidar bir anlatım. Hayatın ve bu keşmekeşin yolculuktan ibaret olduğunun bir hatırlatması aslında.
Virga Yağışları Aşkın Yolculuğu kitabında yazar adeta bizi bambaşka bir aleme, bambaşka bir zamana götürür. Götürdüğü yeri ve zamanı bilmeyeceksiniz ama hep zaten oradaymışsınız hissini yaşayacaksınız. Dil, anlatım, olay kurgusu sizi kolayca içine çekmektedir. Kitap bitsin istemiyor insan. Bazı filmler vardır; karakterlerin özelliklerini daha baştan öğrenir öğrenmez benimsersiniz. Hatta öyle ki karakterin yapabileceklerini anlamlandırırsınız. "Tam onluk iş, bak işte yaptı" dersiniz. Çünkü karakterin spesifik özelliği gereği onu içselleştirirsiniz. Virga Yağışları'nda ana karakteri de böyle içselleştirebileceksiniz.
İnsan yolculuklarda çok şey öğrenir, yolculuklarda insanlar birbirini tanır. Bu kısa olsun uzun olsun bütün yolculuklarda geçerlidir. Sizi Virga Yağışları Aşkın Yolculuğu eserindeki yolculuğu seyretmeye (seyretmek diyorum çünkü film seyreder gibi hissedeceksiniz) davet ediyorum. İyi seyirler, iyi okumalar.