"Öncelikle bireysel öğrenmenin de toplumsal eşitliğin de okullaşma ritüeliyle artırılamayacağını anlamadıkça eğitimde bir reform söz konusu olamaz. Okullarda ne öğretildiği söz konusu olmaksızın, zorunlu kamu okullarının kaçınılmaz bir şekilde böylesine yoz bir toplum oluşturacağını anlamadıkça tüketim toplumu olmaktan öteye geçemeyiz."
"Dünyaya etkileyici dalgalanmalar gönderdiği için bir insana duyulan minnettarlık genellikle o kişi hayattayken değil, ölümünden sonraki konuşma sırasında ifade edilir."
"Ölüm anksiyetesi çeken yetişkinler, egzotik bir hastalığa yakalanmış yabancı kuşlar değil, aileleri ve kültürleri onları ölümlülüğün dondurucu soğuğundan koruyacak uygun giysileri dikmeyi başaramamış kadınlar ve erkeklerdir. Hayatlarının çok erken döneminde çok fazla ölümle karşılaşmış olabilirler; evlerinde sevgiyi, ilgiyi ve güvenliği bulamamış olabilirler; ölümle ilgili endişelerini hiç paylaşmamış yalnız bireyler olabilirler; kültürlerinin sunduğu ölümü reddeden dini mitlerin rahatlığını reddeden farkındalık sahibi kişiler olabilirler."