JOHN!!!!
Boku bokuna mahvolmuş bir hikayesin sen ama :(
Okuyana kadar asla bu denli vakıf olmamıştım bu aşk hikayesine. İnsanlar çocuğu dahi olsa bir başkasının hayatını bu kadar etkileyememeli bence.
Uçurumdan düşeceğini bile bile o yöne koşar mi insan? Koşar. Bunun tam olarak kitap olmuş halidir kendileri: YAŞAMAK
Cok kızdım, çok üzüldüm, Fugui adına yahu keşke dedim,yapma dedim.
Özellikle ruhunuz daralıyor ise okuyun. Çünkü diyeceksiniz ki ne hayatlar var be yavrum. Kalk dob(p)arlan. Ve yaşa. Ne olursa olsun YAŞAYIN!
"Biliyor musunuz? İnsanlığı çok büyük acılar bekliyor. Daha çok kanını emecekler insanların...ama bütün bunlar, bütün acılar, akıtılan kanlar...göğsümde,beynimde olanlar karşısında öylesine önemsiz , değersiz kalacak ki. IŞIK BAKIMINDAN BİR YILDIZIN OLDUĞU KADAR BENDE ZENGİNİM. Herşeye katlanabilirim, her şeyi sabırla karşılayabilirim... Çünkü içimde hiçkimsenin, hiçbir şeyin hiçbir zaman yok edemeyeceği öylesine bir sevinç var. Bu sevinçte güç var."
"-Yeni baştan başlarız.
"-Ama başlanmaz ki! Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen,ben... Biz artık geçmiş zamanız. Bir anlık öfke, binlerce sahne... oyuz biz. Bu toprak, bu kırmızı topraklar biziz. Sel yılları, kuraklık yılları, toz yılları biziz. Baştan başlayamayız. Deminki hurdacıya sattığımız onca acı... evet, o adam aldı hepsini ama, bizden de gitmiş değil. Toprak sahibi bize gidin dediği zaman... oyuz biz işte. Traktör eve çarptığında, o biziz, ölene kadar. İster Kaliforniya'ya olsun ister başka yere... Her birimiz, acılar geçidinin başındaki şef trampetiz. İzdıraplarımızla yürüyüp gidiyoruz. Günün birinde... ızdırap orduları hep aynı yolu yürüyor olacak. Hepsi de birlikte yürüyecekler. Korkunç bir terör doğacak bu yürüyüşten."
İnsan olmaktan bir kere daha utandığım olaylar silsilesini bütün çıplaklığıyla ortaya koyan bir eserdir kendileri. Utandım. Üzüldüm. Anarşist ve isyancı duygularım kabardı. Okuyun
Bir hayatta kendimizi köşeye kısılmış hissettiğimizde, hüznün,trajedinin,başarısızlığın ya da korkunun tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. Yalnızca yaşamanın değil, belli bir şekilde yaşamanın sonucu olduğunu düşünmek. Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, herşey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu, bir olmadan öbürünün de olmayacağını."