"Durkheim, toplumsal gerçekliği iki âleme bölme yeteneğinin, biçimsel dinin özü olduğunu belirtmiştir. Ona göre doğaüstü ve tanrıları olmayan dinler vardır, ancak dünyayı kutsal ve kâfir kişilere bölmeyen dinler yoktur. Durkheim'ın içgörüleri eğitim sosyolojisine uygulanabilir çünkü okul benzer şekilde radikal bir bölücüdür."
"Ulusal eğitimin, toplumsal rolleri bireylerin geçmişinden ayırması gerekiyordu; herkese herhangi bir ofiste çalışma şansı vermeliydi. Günümüzde bile birçok insan yanlış biçimde okulun gerekli öğrenim becerilerini kazanmak için tek şansı olduğuna inanıyor. Ancak herkese eşit şans tanımak yerine okullaşma bu olanakların dağıtımını tekelleştirmiştir. Yeterliliği müfredattan ayırmak için kişinin şahsi geçmişine yönelik soruşturmalar kaldırılmalıdır; politik görüşleri ve ilişkileri, kiliseye gidip gitmediği, cinsel tercihleri ya da ırksal kökeni gibi. Yasalar, okula kabul öncesindeki süreçte ayrımcılığa yol açan bu soruşturmaları yasaklamalıdır."