"Ulusal eğitimin, toplumsal rolleri bireylerin geçmişinden ayırması gerekiyordu; herkese herhangi bir ofiste çalışma şansı vermeliydi. Günümüzde bile birçok insan yanlış biçimde okulun gerekli öğrenim becerilerini kazanmak için tek şansı olduğuna inanıyor. Ancak herkese eşit şans tanımak yerine okullaşma bu olanakların dağıtımını tekelleştirmiştir. Yeterliliği müfredattan ayırmak için kişinin şahsi geçmişine yönelik soruşturmalar kaldırılmalıdır; politik görüşleri ve ilişkileri, kiliseye gidip gitmediği, cinsel tercihleri ya da ırksal kökeni gibi. Yasalar, okula kabul öncesindeki süreçte ayrımcılığa yol açan bu soruşturmaları yasaklamalıdır."
"Eşit eğitim fırsatı aslında hem arzulanan hem de uygulanabilir bir hedeftir, ancak bunu zorunlu eğitime endekslemek elmayla armudu eşitlemek demektir."
"Okul, eğitim için kullanılabilecek para, insan gücü ve iyi niyet gibi kaynaklara el koyar, ayrıca diğer kurumları eğitim görevini üstlenmekten alıkoyar. Çalışma hayatı, boş zaman, şehir hayatı hatta aile hayatı bile kendi başlarına birer eğitim aracı olmak yerine sırtını öngörülmüş bir alışkanlıkla okula dayar."